Sevgili arkadaşlar, saygıdeğer öğretmenlerim,
Bugün, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün aramızdan ayrılışının 86. yıl dönümünde toplanmış bulunuyoruz. 10 Kasım 1938'de saat 09:05'te hayata gözlerini yuman Atatürk, bizlere bağımsız bir ülke, çağdaş bir cumhuriyet ve özgür bir gelecek bıraktı.
Atatürk, gençliği Türkiye Cumhuriyeti'nin en büyük güvencesi olarak görüyordu. Şu sözleri bunun en güzel kanıtıdır:
Bu sözler, biz gençlere ne kadar büyük bir sorumluluk yüklediğinin göstergesidir.
Atatürk'ün en önemli hedeflerinden biri, Türk milletini çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkarmaktı. Bunun yolunun da eğitimden geçtiğini biliyordu. "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" diyerek bilimin önemini vurguladı.
Bugün bu okullarda okuyabiliyorsak, kız ve erkek öğrenciler olarak eşit eğitim haklarına sahipsek, bunu Atatürk'ün devrimlerine borçluyuz.
Atatürk fiziken aramızdan ayrılmış olsa da, fikirleri, ilkeleri ve bize bıraktığı eserlerle kalbimizde yaşamaya devam ediyor. O'nun "Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kafidir" sözü, aslında bize yol gösteriyor.
Sevgili arkadaşlar,
Bugün burada toplanmamızın amacı sadece bir lideri anmak değil, O'nun bize bıraktığı mirası anlamak ve geleceğe taşımaktır. Atatürk'ü en iyi anma şekli, O'nun ilke ve devrimlerine sahip çıkmak, ülkemizi daha ileriye taşımak için çok çalışmaktır.
10 Kasım'lar, Atatürk'ün fikirlerinin rehberliğinde yürüyeceğimize söz verdiğimiz günler olmalıdır.
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ü, ebediyete intikal edişinin 86. yılında saygı, minnet ve özlemle anıyoruz. Ruhu şad olsun.
Saygılarımızla...