Alacak devri, bir alacaklının alacağını başka bir kişiye (devralana) devretmesidir. Bu işlem, alacaklının alacağını tahsil etme riskini azaltırken, devralana da bir gelir elde etme fırsatı sunar. Alacak devri sonrası, alacağın tahsili için icra takibi başlatılması gerekebilir. Bu süreçte Yargıtay kararları önemli bir rehber niteliğindedir.
Yargıtay kararları, icra takibi sürecinde karşılaşılabilecek hukuki sorunlara çözüm önerileri sunar. Bu kararlar, alacak devrinin geçerliliği, borçlunun itirazları, zamanaşımı gibi konularda emsal teşkil eder. Dolayısıyla, alacak devri sonrası icra takibi sürecinde Yargıtay kararlarının dikkate alınması, sürecin doğru ve hızlı bir şekilde yürütülmesine katkı sağlar.
Borçlu, alacak devrinin usulüne uygun yapılmadığını veya devrin geçersiz olduğunu iddia edebilir. Bu durumda, Yargıtay kararları, alacak devrinin geçerliliği için gerekli şartları belirler. Örneğin, devrin yazılı şekilde yapılması, borçluya bildirilmesi ve devralanın devir yetkisinin bulunması gibi.
Borçlu, alacağın miktarına itiraz edebilir. Bu durumda, alacaklı (devralan), alacağın miktarını ispatlamakla yükümlüdür. Yargıtay kararları, alacağın miktarının nasıl ispatlanacağına dair çeşitli kriterler sunar. Örneğin, fatura, sözleşme, ticari defterler gibi delillerin kullanılması.
Borçlu, alacağın zamanaşımına uğradığını iddia edebilir. Bu durumda, alacaklı (devralan), zamanaşımının kesildiğini veya durduğunu ispatlamakla yükümlüdür. Yargıtay kararları, zamanaşımının kesilmesi veya durması hallerini detaylı bir şekilde açıklar. Örneğin, borçlunun alacağı kabul etmesi, icra takibi başlatılması gibi.
Alacak devri sonrası icra takibi süreci, hukuki bilgi ve dikkat gerektiren bir süreçtir. Yargıtay kararları, bu süreçte karşılaşılabilecek sorunlara çözüm önerileri sunarak, alacaklıların haklarını korumalarına yardımcı olur. Bu nedenle, alacak devri sonrası icra takibi sürecinde Yargıtay kararlarının dikkate alınması, sürecin başarılı bir şekilde sonuçlanması için önemlidir.