Lou Gehrig, "Demir At" lakaplı, beyzbol tarihinin en dayanıklı ve yetenekli oyuncularından biriydi. 2 Haziran 1925'ten 30 Nisan 1939'a kadar kesintisiz 2.130 maçta forma giyerek kırılması güç bir rekora imza atmıştı. Ancak 1938 sezonunun sonlarına doğru, Gehrig'in performansında gözle görülür bir düşüş yaşanmaya başladı. Vuruş gücü azalmış, koşmakta zorlanıyor ve eskisi kadar çevik hareket edemiyordu.
1939'un başlarında, Gehrig'in durumu daha da kötüleşti. Doktorlar, ona amiyotrofik lateral skleroz (ALS) teşhisi koydu. Bu acımasız hastalık, sinir hücrelerine saldırarak kasların zayıflamasına ve erimesine neden oluyordu. O dönemde ALS hakkında çok az şey biliniyordu ve tedavisi yoktu. Gehrig'in beyzbol kariyeri sona ermişti ve hayatının geri kalanı, bu amansız hastalıkla mücadeleyle geçecekti.
4 Temmuz 1939'da, Yankee Stadyumu'nda Lou Gehrig Günü düzenlendi. Binlerce hayranı, Gehrig'e veda etmek ve ona desteklerini göstermek için tribünleri doldurmuştu. Gehrig, mikrofona geldiğinde duygularına hakim olmakta zorlandı. Ancak, gözyaşlarını silerek tarihe geçen o unutulmaz konuşmayı yaptı:
"Arkadaşlarım, bugün buraya geldim ve düşündüm ki, şanssızlığımla ilgili kötü haberleri duydunuz. Ama bugün kendimi şanssız biri olarak görmüyorum. Çünkü, bu stadyumda on yedi yıl boyunca sizin gibi harika insanlarla birlikte oldum. Bir ailem, bir eşim ve beni her zaman destekleyen takım arkadaşlarım oldu. Hayatımda daha ne isteyebilirim ki?"
Gehrig'in bu sözleri, stadyumdaki herkesi derinden etkiledi. Onun metaneti, alçakgönüllülüğü ve hayata karşı pozitif duruşu, insanlara ilham verdi. Konuşmasının sonunda, Gehrig'e uzun süre alkışlar ve tezahüratlar yapıldı.
ALS teşhisi konulduktan sonraki iki yıl boyunca, Lou Gehrig hastalığıyla mücadele etmeye devam etti. Beyzboldan uzaklaşmak zorunda kalsa da, hayata küsmedi. New York Şehri'nin şartla tahliye komisyonunda görev alarak topluma hizmet etmeye devam etti.
Lou Gehrig, 2 Haziran 1941'de, ALS'ye yenik düşerek hayata veda etti. Ancak, onun adı ve mirası yaşamaya devam ediyor. ALS, günümüzde hala "Lou Gehrig Hastalığı" olarak da bilinir. Gehrig'in mücadelesi, ALS hastalarına ve ailelerine umut ışığı olmuştur. Onun metaneti, azmi ve hayata karşı pozitif duruşu, insanlara ilham vermeye devam ediyor.
Lou Gehrig, sadece bir beyzbol efsanesi değil, aynı zamanda bir insanlık kahramanıdır. Onun hikayesi, zorluklar karşısında pes etmemeyi, umudu korumayı ve hayata pozitif bakmayı öğretir.