Asonans, en basit tanımıyla, dizelerdeki veya cümlelerdeki ünlü seslerin tekrarıyla oluşturulan bir ses uyumudur. Bu ses uyumu, şiirde ve diğer edebi eserlerde ritm ve ahenk yaratmak için kullanılır. Asonans, kelimelerin anlamlarından ziyade, seslerinin benzerliğine odaklanır.
Asonans, edebiyat tarihinde birçok farklı dönemde ve coğrafyada kullanılmıştır. Antik Yunan'dan Orta Çağ Avrupa'sına, Rönesans'tan günümüze kadar birçok şair ve yazar, eserlerinde asonansa yer vermiştir.
Antik Yunan ve Roma edebiyatında, epik şiirlerde ve dramatik eserlerde asonans sıkça kullanılmıştır. Homeros'un İlyada ve Odysseia destanlarında, dizelerdeki ünlü seslerin tekrarıyla ahenk yaratılmıştır. Vergilius'un Aeneis'i de asonansın etkili bir şekilde kullanıldığı eserlerdendir.
Orta Çağ Avrupa edebiyatında, halk şiirlerinde ve baladlarda asonans önemli bir yer tutmuştur. Özellikle, İspanyol edebiyatında "Cantar de Mio Cid" gibi destanlarda asonansın kullanımı yaygındır. Fransız edebiyatında ise "Chanson de Roland" gibi eserlerde benzer örneklere rastlanır.
Rönesans döneminde, şairler ve yazarlar, antik edebiyatın etkisinde kalarak asonansı yeniden keşfetmişlerdir. İngiliz edebiyatında Shakespeare'in sonelerinde, İtalyan edebiyatında Petrarca'nın şiirlerinde asonansın örneklerine rastlamak mümkündür. Romantik dönemde ise Wordsworth ve Coleridge gibi şairler, asonansı doğa tasvirlerinde ve duygusal ifadelerde kullanmışlardır.
Modern edebiyatta, asonans, geleneksel formların dışına çıkılarak daha serbest bir şekilde kullanılmaktadır. Serbest nazım ve modern şiirde, şairler, asonansı ritm ve ahenk yaratmak için bilinçli olarak kullanırlar. T.S. Eliot, Ezra Pound ve W.B. Yeats gibi şairler, eserlerinde asonansa sıklıkla yer vermişlerdir.
Asonans, edebi eserlerde birçok farklı işlevi yerine getirir. Bunlardan bazıları şunlardır: