Hukuk sistemimizde, bireylerin haklarını kullanabilmesi ve yükümlülüklerini yerine getirebilmesi için hukuki ehliyete sahip olmaları esastır. Hukuki ehliyetin en önemli unsurlarından biri ise ayırt etme gücüdür. Ayırt etme gücü, kişinin yaptığı işlemlerin anlamını ve sonuçlarını anlayabilme, değerlendirebilme yeteneğidir. Bu yeteneğin kaybedilmesi veya kısıtlanması, kişinin hukuki işlemlerinin geçerliliğini doğrudan etkiler.
Ayırt etme gücü, çeşitli nedenlerle geçici veya kalıcı olarak kaybedilebilir. Bu nedenler arasında:
Bu durumlarda, kişinin yaptığı hukuki işlemlerin sonuçlarını sağlıklı bir şekilde değerlendirebilmesi mümkün olmayabilir.
Türk Medeni Kanunu'na göre, ayırt etme gücünden sürekli veya geçici olarak yoksun olan bir kimsenin yaptığı hukuki işlemler kesin hükümsüzdür. Bu, işlemin baştan itibaren hiçbir hukuki sonuç doğurmayacağı anlamına gelir. Örneğin, ayırt etme gücünü kaybetmiş bir kişinin yaptığı bir satış sözleşmesi, bağış, vasiyetname veya evlenme işlemi, kendiliğinden geçersizdir.
Ayırt etme gücünden yoksun bir kişinin yaptığı hukuki işlemin geçersizliğinin tespiti için iptal davası açılabilir. Bu dava, ilgili kişinin yasal temsilcisi (vasi veya kayyım) veya mirasçıları tarafından açılabilir. Davada, kişinin işlem tarihinde ayırt etme gücünden yoksun olduğuna dair deliller sunulur. Bu deliller arasında doktor raporları, tanık ifadeleri ve diğer tıbbi kayıtlar yer alabilir.
İptal davasına karşı, davalı taraf (işlemi yapan kişi veya onun yasal temsilcisi) itirazda bulunabilir. İtirazda, kişinin işlem tarihinde ayırt etme gücüne sahip olduğu veya işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülebilir. İtirazın ispatı da davalı tarafa aittir.
Ayırt etme gücünün kaybı durumunda, hukuki işlemlerin geçerliliği konusunda şüpheler oluşabilir. Bu nedenle, özellikle yaşlı veya sağlık sorunları olan kişilerin hukuki işlemlerinde dikkatli olunması, gerekirse bir uzmandan (doktor, avukat) yardım alınması önemlidir. Ayrıca, bu kişilerin malvarlıklarının korunması ve haklarının güvence altına alınması için vesayet veya kayyımlık gibi hukuki yollara başvurulabilir.