Lucius Sergius Catilina, MÖ 108'de doğmuş, köklü bir aileye mensup olmasına rağmen hırsları ve tartışmalı yöntemleriyle Roma siyasetinde daima bir gölge figür olarak kalmış bir karakterdir. Soylu olmasına rağmen ailesinin mali sıkıntıları, Catilina'nın siyasi yükselişini hızlandırmak için daha radikal yollara başvurmasına neden olmuştur. Roma siyasetinde yükselmek isteyen her soylu gibi, Catilina da orduya katılmış ve çeşitli görevlerde bulunmuştur. Ancak onun adı, özellikle MÖ 63'teki komplosuyla anılır hale gelmiştir.
Catilina'nın planı, Roma devletini içeriden yıkmayı amaçlıyordu. Bu plana göre:
Marcus Tullius Cicero, o dönemde Roma konsülüydü ve Catilina'nın komplosunu ortaya çıkaran kişi olarak tarihe geçmiştir. Cicero, elde ettiği istihbarat sayesinde Catilina'nın planlarını deşifre etmiş ve Senato'da yaptığı etkili konuşmalarla komplonun arkasındaki isimleri açığa çıkarmıştır. Cicero'nun bu hamlesi, Roma Cumhuriyeti'ni büyük bir tehlikeden kurtarmış ve Catilina'nın planlarını suya düşürmüştür.
Komplonun ifşa olmasıyla birlikte Catilina, Roma'dan kaçmak zorunda kalmıştır. Ancak, ordusuyla birlikte Etruria bölgesinde yakalanmış ve MÖ 62'de yapılan bir savaşta öldürülmüştür. Catilina'nın ölümü, komplonun sonunu getirmiş ve Roma Cumhuriyeti için büyük bir tehdit ortadan kalkmıştır.
Catilina Komplosu, Roma tarihinin en çok tartışılan olaylarından biridir. Bazı tarihçiler, Catilina'yı Roma devletine ihanet eden bir hain olarak görürken, bazıları ise onu siyasi entrikaların kurbanı olarak değerlendirir. Catilina'nın motivasyonları, amaçları ve eylemleri, tarih boyunca farklı yorumlara konu olmuştur. Ancak, kesin olan bir şey var ki, Catilina Komplosu, Roma Cumhuriyeti'nin son dönemlerinde yaşanan siyasi çalkantıları ve sosyal sorunları gözler önüne seren önemli bir olaydır.