Hikaye, 1950'lerde küçük bir kasabada, babasının kilisede vaiz olarak görev yaptığı Jamie Morton'ın hayatına odaklanıyor. Jamie, genç yaşta karizmatik ve gizemli bir figür olan Charles Jacobs ile tanışır. Jacobs, kasabaya yeni gelmiş bir elektrik mühendisidir ve bilime olan tutkusuyla dikkat çeker. Jacobs'ın elektrikle ilgili yaptığı deneyler, Jamie'nin hayranlığını kazanır ve ikili arasında sıra dışı bir bağ oluşur.
Jacobs, bilimsel merakını dini inançlarıyla birleştirmeye çalışan bir karakterdir. Elektrik üzerine yaptığı deneylerle, insanlığa yeni bir umut ışığı sunabileceğine inanır. Ancak, trajik bir olay sonucu inancını kaybeder ve bilimi, ölümün ötesini keşfetmek için kullanmaya başlar. Bu durum, onu karanlık ve tehlikeli bir yola sürükler.
Jamie'nin hayatı, Jacobs'la olan ilişkisi ve kendi içsel mücadeleleriyle şekillenir. Bağımlılık sorunlarıyla boğuşan Jamie, hayatının farklı dönemlerinde Jacobs'la tekrar karşılaşır ve bu karşılaşmalar, onu daha da karanlık bir dünyaya sürükler.
Diriliş, sadece bir korku romanı değil, aynı zamanda insan doğasının karanlık yönlerine, inancın sorgulanmasına ve bilimin sınırlarının etik değerlerle çizilmesi gerektiğine dair derin bir incelemedir. King, okuyucuyu rahatsız edici ve düşündürücü bir yolculuğa çıkararak, uzun süre akıllardan silinmeyecek bir eser yaratmıştır.
Romanın sonunda, okuyucu, bilimin ve inancın kesişim noktasında ortaya çıkan dehşet verici sonuçlarla yüzleşir. Diriliş, Stephen King'in ustalığını bir kez daha kanıtladığı, unutulmaz bir okuma deneyimi sunar.