El-Mütekebbir, Allah'ın (c.c.) 99 isminden biridir ve O'nun yüceliğini, azametini ve her türlü eksiklikten münezzeh olduğunu ifade eder. Bu isim, Allah'ın büyüklüğünü ve yaratılmışların O'na muhtaç olduğunu vurgular.
Kibir kelimesi, Arapça'da büyüklük, ululuk ve yücelik anlamına gelir. Ancak bu kelime, insanlar için kullanıldığında genellikle olumsuz bir anlam taşır; kendini beğenmişlik, başkalarını küçük görme gibi. Allah (c.c.) için kullanıldığında ise, El-Mütekebbir ismi, O'nun her türlü eksiklikten uzak, mutlak kemal sahibi olduğunu ifade eder.
El-Mütekebbir ismi, Kur'an-ı Kerim'de Haşr Suresi'nde geçmektedir:
"O, kendisinden başka ilah olmayan Allah'tır; görüleni de görülmeyeni de bilendir. O, rahmân ve rahîmdir. O, kendisinden başka ilah olmayan Allah'tır; Melik'tir; Kuddûs'tur; Selâm'dır; Mü'min'dir; Müheymin'dir; Azîz'dir; Cebbâr'dır; Mütekebbir'dir. Allah, onların ortak koştuklarından münezzehtir." (Haşr, 59/22-23)
El-Mütekebbir ismini tefekkür etmek, insanın kendi acziyetini anlamasına ve Allah'a (c.c.) karşı daha mütevazı olmasına yardımcı olur. Bu isim, insanın kibre kapılmasını engeller ve Allah'ın büyüklüğü karşısında boyun eğmesini sağlar.
El-Mütekebbir, Allah'ın (c.c.) mutlak büyüklüğünü, yüceliğini ve her türlü eksiklikten münezzeh olduğunu ifade eden bir ismidir. Bu ismi tefekkür etmek, insanın kendi acziyetini anlamasına, tevazu sahibi olmasına ve Allah'a karşı şükran duygularıyla dolmasına vesile olur.