Mezopotamya mitolojisinin derinliklerinde, ölüler ülkesi Kur'un (diğer adıyla Irkalla) kraliçesi Ereşkigal hüküm sürer. Güzelliği ve gücü dillere destan olsa da, Ereşkigal'in öfkesi, ölümlüler dünyasına kadar uzanan lanetlere yol açabilir.
Ereşkigal'in lanetlerinin en bilinen kaynağı, kız kardeşi İnanna'nın (Aşk ve Savaş Tanrıçası) yeraltı dünyasına inişidir. İnanna, Kur'a inerken yedi kapıdan geçer ve her birinde güçlerini simgeleyen giysilerini ve mücevherlerini bırakmak zorunda kalır. Sonunda, Ereşkigal'in huzuruna çıplak ve güçsüz bir şekilde çıkar.
Bu durum, Ereşkigal'i kıskançlık ve öfkeyle doldurur. İnanna'yı öldürür ve cesedini bir kancaya asar. İnanna'nın yokluğu, yeryüzünde yaşamın durmasına neden olur. Ancak, Enki'nin yardımıyla İnanna, bir bedel karşılığında (Dumuzi'nin yeraltı dünyasına inmesi) hayata geri döner.
Ereşkigal'in laneti, çeşitli şekillerde ölümlüler dünyasına yansır:
Mezopotamyalılar, Ereşkigal'in lanetinden korunmak için çeşitli yöntemlere başvurmuşlardır:
Ereşkigal, Mezopotamya mitolojisinde karmaşık ve güçlü bir figür olarak yer alır. Ölümün ve yeraltı dünyasının kraliçesi olarak, hem korkulan hem de saygı duyulan bir tanrıçadır. Onun laneti, ölümlülere karşı duyduğu öfkenin ve kıskançlığın bir yansımasıdır. Ereşkigal'in hikayesi, yaşamın ve ölümün döngüsünü, tanrıların ve insanların arasındaki ilişkiyi ve mitolojinin derin anlamlarını anlamamıza yardımcı olur.