Garip Akımı, Türk edebiyatında 1940'lı yıllarda ortaya çıkan ve geleneksel şiir anlayışına karşı radikal bir başkaldırı niteliği taşıyan bir harekettir. Orhan Veli Kanık, Oktay Rifat Horozcu ve Melih Cevdet Anday tarafından başlatılan bu akım, şiirde ölçü, kafiye, edebi sanatlar gibi unsurları reddederek, gündelik yaşamı ve sıradan insanı konu edinmiştir.
Orhan Veli, Garip Akımının öncüsü ve en önemli temsilcisidir. "Garip" adlı şiir kitabıyla büyük yankı uyandırmış ve akımın manifestosunu yazmıştır. Şiirlerinde İstanbul'u, denizi, balıkları ve sıradan insanları konu edinmiştir. En bilinen şiirleri arasında "Anlatamıyorum", "İstanbul'u Dinliyorum", "Kitabe-i Seng-i Mezar" sayılabilir.
Oktay Rifat, Garip Akımının diğer önemli temsilcilerindendir. İlk şiirlerinde Orhan Veli'nin etkisinde kalmış olsa da, daha sonra kendi özgün tarzını geliştirmiştir. "Yaşayıp Ölmek", "Aşk ve Avarelik Üzerine Şiirler" gibi önemli eserlere imza atmıştır.
Melih Cevdet Anday, Garip Akımının kurucularından biridir. Şiirlerinde toplumsal sorunlara duyarlılık göstermiş ve düşünceye önem vermiştir. "Rahatı Kaçan Ağaç", "Telgrafhane" gibi önemli şiir kitapları bulunmaktadır.