Gönüllülük, bireylerin kendi istekleri ve motivasyonlarıyla, herhangi bir maddi karşılık beklemeden, toplumun veya belirli bir grubun yararına olacak faaliyetlere katılmasıdır. Gönüllüler, zamanlarını, enerjilerini ve yeteneklerini başkalarının hayatlarını iyileştirmek için kullanırlar. Bu, sadece bir yardımseverlik eylemi değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı ve sosyal sorumluluk bilincini güçlendiren önemli bir unsurdur.
Gönüllüler Haftası, her yıl belirli tarihlerde kutlanan ve gönüllülüğün önemini vurgulayan bir farkındalık haftasıdır. Bu hafta boyunca çeşitli etkinlikler düzenlenerek gönüllülerin yaptıkları çalışmalar takdir edilir, gönüllülüğün teşvik edilmesi ve daha fazla insanın bu anlamlı harekete katılması hedeflenir.
Gönüllülük, toplumun birçok alanında önemli katkılar sağlar. Eğitimden sağlığa, çevreden sosyal hizmetlere kadar geniş bir yelpazede etkili olan gönüllüler, toplumun daha yaşanabilir bir yer olmasına yardımcı olurlar.
Gönüllülük, ilgi alanlarına ve yeteneklere göre farklı alanlarda gerçekleştirilebilir. Herkesin yapabileceği bir gönüllülük faaliyeti mutlaka vardır.
Dayanışma, toplumun karşılaştığı sorunların üstesinden gelmek için bireylerin bir araya gelerek ortak amaçlar doğrultusunda hareket etmesidir. Gönüllülük, dayanışmanın en somut ve etkili örneklerinden biridir. Gönüllüler, toplumun her kesiminden insanlarla birlikte çalışarak, sorunlara çözüm üretir ve daha güçlü bir toplum inşa ederler.
Gönüllülük ve dayanışma, birbirini tamamlayan iki önemli kavramdır. Gönüllüler, dayanışma ruhuyla hareket ederek, toplumun refahına katkıda bulunurlar. Dayanışma ise, gönüllülük faaliyetlerinin daha geniş kitlelere ulaşmasını ve daha etkili olmasını sağlar.