H.G. Wells'in klasik bilim kurgu romanı Görünmez Adam, bilimsel hırsın ve etik sınırların aşılmasının tehlikelerini konu alır. Hikaye, gizemli bir yabancı olan Griffin'in, Iping köyüne gelmesiyle başlar. Griffin, yüzünü ve vücudunu tamamen saran bandajlar ve giysiler içinde, herkesten uzak durmaya çalışır. Köy halkının merakı ve şüpheleri giderek artarken, Griffin'in aslında görünmezliği başarmış bir bilim insanı olduğu ortaya çıkar.
Griffin, görünmezliği elde etmek için tehlikeli deneyler yapmış ve kendi üzerinde uygulamıştır. Ancak görünmezliğin getirdiği psikolojik ve sosyal zorluklarla başa çıkmakta zorlanır. Para sıkıntısı, açlık ve yalnızlık, onu suç işlemeye iter. Görünmezliği, hırsızlık ve şiddet için bir araç olarak kullanmaya başlar. Peşine düşen polis ve halktan kaçarken, giderek daha da kontrolden çıkar ve sonunda yakalanır.
Görünmez Adam, bilimsel ilerlemenin her zaman olumlu sonuçlar doğurmayabileceğini gösterir. Griffin'in keşfi, insanlığa fayda sağlamak yerine, yıkım ve kaos getirir. Bu durum, bilimin etik sorumluluklarla birlikte ele alınması gerektiğini vurgular.
Görünmezlik, sadece fiziksel bir durum değil, aynı zamanda derin psikolojik etkilere de sahiptir. Griffin, görünmezliğin getirdiği güçle sarhoş olurken, aynı zamanda yalnızlık ve paranoya gibi duygularla da mücadele eder. Bu durum, insanın doğası ve kimliği üzerine önemli soruları gündeme getirir.