Aztek mitolojisinde Güneş tanrısı Tonatiuh, yaşamın ve enerjinin kaynağı olarak kabul edilirdi. Ancak bu yaşam döngüsünün sürdürülebilmesi için sürekli bir beslenmeye ihtiyaç duyduğuna inanılırdı. İşte bu noktada, insan kurbanları devreye giriyordu.
Aztek inancına göre, Güneş her gün yeniden doğmak için bir mücadele veriyordu. Bu mücadelede ona yardımcı olmak ve enerjisini yenilemek için insan kanı sunulması gerektiğine inanılıyordu. İnsan kurbanları, Güneş'in gökyüzünde hareket etmesini ve dünyanın karanlığa gömülmesini engellemek için yapılan bir ritüeldi.
İnsan kurbanları, genellikle büyük dini törenler ve festivaller sırasında gerçekleştirilirdi. Bu törenler, toplumun bir araya gelmesini, tanrılara olan bağlılıklarını göstermesini ve evrenin düzenini korumasını sağlıyordu.
Kurban edilecek kişiler genellikle savaş esirleri, köleler veya gönüllüler arasından seçilirdi. Kurban edilmek, bazı durumlarda bir onur olarak kabul edilebiliyordu, çünkü bu kişilerin Güneş'e hizmet ederek evrenin düzenine katkıda bulunduklarına inanılıyordu.
Tonatiuh kültü, Aztek toplumunun dini, siyasi ve sosyal yaşamını derinden etkilemiştir. İnsan kurbanları, hem bir korku unsuru hem de bir bağlılık ifadesi olarak toplumun üzerinde büyük bir etki yaratmıştır.
Günümüzde, Aztek insan kurbanları uygulamaları büyük ölçüde eleştirilmektedir. Ancak bu uygulamaların, o dönemin inanç sistemleri ve dünya görüşü çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu ritüeller, Azteklerin evrenle olan ilişkilerini ve yaşamın anlamını anlama çabalarını yansıtmaktadır.