İştirak nafakası, boşanma veya ayrılık sonrası velayeti almayan ebeveynin, çocuğunun giderlerine katkıda bulunmak amacıyla ödediği paradır. Bu nafaka, çocuğun eğitim, sağlık, giyim, barınma ve diğer temel ihtiyaçlarını karşılamaya yöneliktir. İştirak nafakası, çocuğun menfaatini korumayı amaçlar ve çocuğun yaşam standardını, ebeveynlerinin boşanmasından sonra da mümkün olduğunca aynı seviyede tutmayı hedefler.
İştirak nafakası, genellikle çocuk 18 yaşına gelene kadar ödenir. Ancak, çocuk eğitimine devam ediyorsa (lise veya üniversite), nafaka ödeme yükümlülüğü devam edebilir. Bu durum, çocuğun eğitiminin sona ermesi veya kendi ayakları üzerinde durabilecek duruma gelmesiyle sona erer.
İştirak nafakası miktarı, çocuğun ihtiyaçları ve ebeveynlerin mali durumları dikkate alınarak belirlenir. Mahkeme, her iki tarafın gelirini, giderlerini ve diğer mali yükümlülüklerini değerlendirerek adil bir nafaka miktarı belirlemeye çalışır. Gerekirse, bilirkişi raporu da alınabilir.
Evet, iştirak nafakası artırılabilir. Çocuğun ihtiyaçlarının artması (örneğin, sağlık sorunları, eğitim masrafları) veya nafaka ödeyen ebeveynin gelirinin artması durumunda, nafaka artırım davası açılabilir. Mahkeme, güncel şartları değerlendirerek nafaka miktarını yeniden belirleyebilir.
Evet, iştirak nafakası azaltılabilir. Nafaka ödeyen ebeveynin gelirinin azalması, işsiz kalması veya bakmakla yükümlü olduğu başka kişilerin olması durumunda, nafaka azaltım davası açılabilir. Mahkeme, güncel şartları değerlendirerek nafaka miktarını yeniden belirleyebilir.
İştirak nafakası ödenmediği takdirde, nafaka alacaklısı icra takibi başlatabilir. İcra takibi sonucunda, nafaka borçlusunun maaşına, banka hesaplarına veya diğer mal varlıklarına haciz konulabilir. Ayrıca, nafaka ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi hakkında, Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca suç duyurusunda bulunulabilir.
Evet, üniversite okuyan çocuğa iştirak nafakası ödenmesi mümkündür. Türk Medeni Kanunu'na göre, çocuk reşit olsa bile eğitimine devam ediyorsa ve yardıma muhtaç durumdaysa, ebeveynlerin nafaka yükümlülüğü devam edebilir. Ancak, bu durumun mahkeme tarafından değerlendirilmesi ve karara bağlanması gerekir.
Evet, velayeti olmayan babanın çocuğuyla görüşme hakkı vardır. Bu hak, Türk Medeni Kanunu ile güvence altına alınmıştır. Mahkeme, çocuğun menfaatini gözeterek, baba ile çocuk arasındaki kişisel ilişkinin düzenlenmesine karar verir. Görüşme günleri, saatleri ve yerleri, mahkeme tarafından belirlenir ve çocuğun yaşı, ihtiyaçları ve diğer faktörler dikkate alınır.