Japon mitolojisi, karmaşık tanrılar, kahramanlar ve yaratılış hikayeleriyle doludur. Bu zengin mitolojinin en önemli figürlerinden biri, yaratıcı tanrı Izanagi'dir. Izanagi'nin ölümlü eşi Izanami'nin ölümünden duyduğu derin üzüntü, gözyaşlarına yol açmıştır ve bu gözyaşları, Japon mitolojisinin en bilinen kahramanlarının doğuşuna zemin hazırlamıştır.
Izanagi, eşi Izanami'yi Yomi'nin (ölüler diyarı) karanlıklarından kurtarmaya çalışır, ancak başarısız olur. Yomi'den kaçtıktan sonra, kirlenmiş bedenini arındırmak için bir ritüel gerçekleştirir. Bu arınma ritüeli sırasında, sol gözünü yıkadığında Amaterasu doğar. Amaterasu, Güneş Tanrıçası olarak bilinir ve evrene ışık ve yaşam getirir.
Izanagi, sağ gözünü yıkadığında ise Tsukuyomi doğar. Tsukuyomi, Ay Tanrısıdır ve geceyi aydınlatır. Ancak, Amaterasu kadar popüler bir figür değildir ve hakkında daha az hikaye bulunmaktadır.
Izanagi, burnunu yıkadığında ise Susanoo doğar. Susanoo, Fırtına Tanrısıdır ve yaramazlıkları ve öfkesiyle tanınır. Amaterasu ile sık sık çatışır ve bu çatışmalar, mitolojik hikayelerin önemli bir parçasını oluşturur.
Izanagi'nin gözyaşlarından doğan bu üç tanrı, Japon mitolojisinin en önemli figürleridir. Amaterasu, Tsukuyomi ve Susanoo, evrenin dengesini temsil eder ve Japon kültüründe derin bir etkiye sahiptir.