Robinson, 31 Ocak 1919'da Georgia'da doğdu. UCLA'de (University of California, Los Angeles) dört farklı spor dalında (beyzbol, basketbol, futbol ve atletizm) yıldızlaştı. Ancak, II. Dünya Savaşı'nda orduya katılması spor kariyerine ara vermesine neden oldu.
1940'larda beyzbol, "beyazların oyunu" olarak kabul ediliyordu. Siyahi oyuncular, ayrı liglerde oynamak zorundaydı. İşte tam bu noktada, Brooklyn Dodgers'ın genel menajeri Branch Rickey, Robinson'ı takıma alarak tarihi bir adım attı.
Robinson, sahaya çıktığı ilk andan itibaren yoğun ırkçı saldırılara maruz kaldı. Seyircilerden gelen hakaretler, diğer takımların oyuncularından gelen tehditler ve hatta takım arkadaşlarının bile şüpheci yaklaşımlarıyla mücadele etmek zorunda kaldı.
Tüm bu zorluklara rağmen, Robinson, olağanüstü yeteneği ve azmiyle sahada parlamaya devam etti. Performansıyla ırkçıların önyargılarını yıktı ve birçok insanın kalbini kazandı.
Robinson'ın MLB'deki varlığı, diğer siyahi oyuncuların da önünü açtı. Onun cesareti ve başarısı, spor dünyasında ırksal eşitliğin sağlanması için bir dönüm noktası oldu. Jackie Robinson, sadece beyzbol sahasında değil, aynı zamanda sivil haklar hareketinde de önemli bir rol oynadı.
Jackie Robinson, 24 Ekim 1972'de hayatını kaybetti. Ancak, mirası yaşamaya devam ediyor. 1997'de, MLB, tüm takımlarda Robinson'ın 42 numaralı formasının emekli edildiğini duyurdu. Her yıl 15 Nisan, "Jackie Robinson Günü" olarak kutlanıyor ve tüm oyuncular o gün 42 numaralı formayı giyiyor.
Onun hikayesi, azmin, cesaretin ve eşitlik mücadelesinin sembolü olarak gelecek nesillere ilham vermeye devam edecek.