Hücre, canlıların temel yapı taşıdır ve karmaşık işlevleri yerine getirebilmesi için özelleşmiş yapılara ihtiyaç duyar. İşte bu özelleşmiş yapılar organellerdir. Her bir organel, hücre içinde belirli bir görevi üstlenir ve hücrenin hayatta kalması için uyum içinde çalışır. Gelin, bu minik ama güçlü işçileri yakından tanıyalım:
Endoplazmik retikulum, hücrenin zarlarından oluşan geniş bir ağdır. İki ana türü vardır:
Golgi cisimciği, ER'den gelen proteinleri işler, paketler ve hücrenin diğer bölgelerine veya hücre dışına gönderir. Bir nevi hücrenin lojistik merkezidir.
Mitokondri, hücrenin enerji santralidir. Hücresel solunum yoluyla ATP (adenozin trifosfat) üretir. ATP, hücrenin enerji ihtiyacını karşılayan temel moleküldür.
Lizozom, hücre içi sindirimden sorumludur. İçerisinde sindirim enzimleri bulunur. Hasarlı organelleri ve yabancı maddeleri parçalar.
Kloroplast, bitki hücrelerinde fotosentez yoluyla besin üretir. Klorofil pigmenti sayesinde güneş enerjisini kimyasal enerjiye dönüştürür.
Hücre iskeleti, hücreye şekil veren, organelleri sabitleyen ve hücre hareketlerini sağlayan protein liflerinden oluşan bir ağdır. Üç ana bileşeni vardır:
Ribozomlar, protein sentezinin gerçekleştiği yerlerdir. Serbest halde sitoplazmada bulunabileceği gibi, ER üzerine de bağlı olabilirler.
Sentrozom, hücre bölünmesi sırasında mikrotübülleri organize eden bir yapıdır. İçerisinde sentriyoller bulunur.
Organeller, hücrenin karmaşık işlevlerini yerine getirebilmesi için birlikte uyum içinde çalışır. Her bir organelin kendine özgü bir görevi vardır ve bu görevlerin aksaması, hücrenin sağlığını ve işlevselliğini olumsuz etkileyebilir.