Recaizade Mahmut Ekrem, Türk edebiyatının önemli isimlerinden biridir. Özellikle Araba Sevdası romanıyla tanınır. Bu roman, Türk edebiyatında realizmin ilk önemli örneklerinden biri olarak kabul edilir.
Araba Sevdası, zengin ve şımarık bir genç olan Bihruz Bey'in, Batı hayranlığı ve yüzeysel aşk anlayışı üzerinden dönemin İstanbul sosyetesini eleştirir. Bihruz Bey, Fransızca kelimelerle süslü, gösterişli bir hayat sürerken, gerçek duygulardan ve derinlikten uzaktır. Romanda, Bihruz Bey'in Periveş Hanım'a olan aşkı ve bu aşkın trajikomik sonuçları anlatılır.
Araba Sevdası, 19. yüzyılın sonlarında, Tanzimat Dönemi'nde yazılmıştır. Bu dönem, Osmanlı İmparatorluğu'nun Batı ile etkileşiminin arttığı ve modernleşme çabalarının yoğunlaştığı bir dönemdir. Roman, bu dönemin sosyal ve kültürel değişimlerini yansıtır.
Araba Sevdası'ndan bazı önemli alıntılar:
"Bihruz Bey, arabasına atlar ve Periveş Hanım'ı aramaya koyulur. Ancak, onu bir türlü bulamaz. Bu durum, onun aşkının yüzeyselliğini ve gerçeklikten uzaklığını gösterir."
"Bihruz Bey'in Fransızca kelimelerle konuşma çabası, onun komik ve gülünç duruma düşmesine neden olur. Bu durum, dönemin Batı hayranlığının eleştirisi olarak yorumlanabilir."
Recaizade Mahmut Ekrem'in Araba Sevdası romanı, Türk edebiyatının önemli bir eseridir. Realist yaklaşımı, dönemin sosyal yaşamını yansıtması ve karakter tahlilleriyle öne çıkar. Roman, günümüzde de okunmaya ve değerlendirilmeye devam etmektedir.