Roma mitolojisi, Yunan mitolojisiyle sıkı bir ilişki içinde olduğundan, Sphinx de bu iki kültürde benzer özellikler taşır. Ancak Roma'daki rolü ve tasvirleri bazı farklılıklar gösterir.
Sphinx, köken olarak Mısır mitolojisine aittir. Yarı insan, yarı hayvan figürüdür. Genellikle aslan vücuduna, insan başına ve bazen de kuş kanatlarına sahiptir. Mısır'daki Sphinxler genellikle erkek olarak tasvir edilirken, Yunan mitolojisinde dişi olarak karşımıza çıkar.
Roma mitolojisinde Sphinx, Yunan mitolojisindeki rolüne benzer bir şekilde tasvir edilir. Bilmeceler soran, gizemli bir yaratık olarak bilinir. Ancak Roma sanatında ve edebiyatında daha az belirgin bir yere sahiptir.
Sphinx'in en bilinen hikayesi, Oedipus efsanesinde geçer. Thebes şehrinin girişinde bekleyen Sphinx, gelip geçenlere bir bilmece sorar. Bu bilmeceyi çözemeyenleri ise öldürür. Oedipus, bu bilmeceyi doğru cevaplayarak Sphinx'i ortadan kaldırır ve Thebes şehrini kurtarır.
Sphinx'in bilmecesi şöyledir:
"Sabah dört ayak, öğlen iki ayak, akşam üç ayak üzerinde yürüyen nedir?"
Oedipus'un cevabı ise şöyledir:
"İnsan. Bebekken emeklerken dört ayak, yetişkin olduğunda iki ayak, yaşlılıkta ise baston yardımıyla üç ayak üzerinde yürür."
Sphinx, gizem, bilgelik, koruma ve güç gibi kavramları sembolize eder. Aynı zamanda, insanın zekâsının ve aklının sınırlarını zorlayan bir figür olarak da görülebilir.
Sphinx, antik dönemlerden günümüze kadar birçok sanat eserine ve edebi metne konu olmuştur. Heykellerde, kabartmalarda, şiirlerde ve oyunlarda sıkça karşımıza çıkar. Sanatçılar, Sphinx'i farklı yorumlarla ele alarak, onun gizemli ve etkileyici doğasını vurgulamışlardır.