💔 Şiddetli Geçimsizlik mi, Evlilik Birliğinin Sarsılması mı? Boşanma Davasında Farkı Nedir?
Evlilik, taraflar için huzur ve mutluluk yuvası olması amaçlanırken, bazen beklenmedik sorunlar ortaya çıkabilir. Bu sorunlar çözülemez hale geldiğinde ise boşanma kaçınılmaz olabilir. Türk Medeni Kanunu'nda boşanma sebepleri arasında en sık karşılaşılanlardan ikisi "şiddetli geçimsizlik" ve "evlilik birliğinin sarsılması"dır. Peki, bu iki kavram arasındaki fark nedir ve boşanma davasında hangisi ne anlama gelir?
Şiddetli Geçimsizlik ve Evlilik Birliğinin Sarsılması Kavramları
- ⚖️ Şiddetli Geçimsizlik: Bu kavram, taraflar arasındaki anlaşmazlıkların, kavgaların ve geçimsizliğin evlilik hayatını çekilmez hale getirmesi durumunu ifade eder. Şiddetli geçimsizlik, genellikle daha somut olaylara dayanır. Örneğin, sürekli tartışmalar, hakaretler, fiziksel şiddet gibi durumlar şiddetli geçimsizliğe örnek olarak gösterilebilir.
- 🕊️ Evlilik Birliğinin Sarsılması: Bu kavram ise, evlilik birliğinin temelinden sarsılması, ortak hayatın sürdürülemez hale gelmesi durumunu ifade eder. Evlilik birliğinin sarsılması, şiddetli geçimsizliğe göre daha geniş bir kavramdır ve somut olaylara dayanmak zorunda değildir. Örneğin, taraflar arasındaki sevgi ve saygının tamamen bitmesi, ortak amaçların kalmaması gibi durumlar evlilik birliğinin sarsılmasına neden olabilir.
Boşanma Davasında Farkı Nedir?
Her iki durumda da boşanma davası açılabilir, ancak ispat yükümlülüğü ve sonuçları açısından bazı farklılıklar bulunmaktadır:
- ⚠️ İspat Yükümlülüğü: Şiddetli geçimsizlik iddiasında bulunan taraf, geçimsizliğe neden olan olayları somut delillerle (tanık beyanları, mesajlar, fotoğraflar vb.) ispatlamakla yükümlüdür. Evlilik birliğinin sarsılması iddiasında ise, durum daha esnektir. Taraflar, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını gösteren her türlü delili sunabilirler. Hatta bazen, tarafların sadece boşanmak istemesi bile evlilik birliğinin sarsıldığının bir göstergesi olarak kabul edilebilir.
- 💰 Maddi ve Manevi Tazminat: Boşanmaya neden olan olaylarda kusurlu bulunan taraf, diğer tarafa maddi ve manevi tazminat ödemekle yükümlü olabilir. Şiddetli geçimsizlik davalarında, kusur tespiti daha kolay yapılabilirken, evlilik birliğinin sarsılması davalarında kusur tespiti daha karmaşık olabilir. Ancak, her iki durumda da kusurlu bulunan taraf tazminat ödemek zorunda kalabilir.
- 🧒 Velayet ve Nafaka: Çocukların velayeti ve nafaka miktarı, boşanma davasının en önemli konularından biridir. Velayet ve nafaka kararları verilirken, tarafların kusur durumu da göz önünde bulundurulur. Şiddetli geçimsizlik davalarında, şiddet uygulayan veya sadakatsiz davranan tarafın velayet hakkı alması zorlaşırken, evlilik birliğinin sarsılması davalarında kusur tespiti daha zor olduğu için velayet ve nafaka kararları daha farklı değerlendirilebilir.
❓ Hangi Durumda Hangi Sebebe Dayanmak Daha Avantajlıdır?
Boşanma davası açarken hangi sebebe dayanmanın daha avantajlı olduğu, her somut olayın özelliklerine göre değişir. Eğer şiddetli geçimsizliğe neden olan somut olaylar varsa ve bu olaylar ispatlanabilir nitelikteyse, şiddetli geçimsizlik sebebine dayanmak daha doğru olabilir. Ancak, somut olaylar yoksa veya ispatlanması zorsa, evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayanmak daha avantajlı olabilir.
Önemli Not: Boşanma davaları, karmaşık ve hukuki bilgi gerektiren süreçlerdir. Bu nedenle, boşanma davası açmadan önce mutlaka bir avukata danışmanız ve hukuki destek almanız önemlidir.