Sindbad, babasından kalan mirası tükettikten sonra denize açılmaya karar verir. Bir gemiyle yola koyulur ve birçok limanı ziyaret eder. Bir gün, ıssız bir adaya ulaşırlar. Mürettebat adada ateş yakıp yemek hazırlamaya başlar. Ancak adanın aslında dev bir balık olduğunu fark etmezler. Ateşin etkisiyle balık hareketlenir ve herkesi denize döker. Sindbad, bir tahta parçasına tutunarak kurtulur ve bir adaya ulaşır. Burada kral Mihrican ile tanışır ve onun hizmetine girer. Bir süre sonra, kendi gemisinin geldiğini görür ve Bağdat'a geri döner.
Sindbad, maceraperest ruhuna yenik düşerek tekrar denize açılır. Bu yolculukta, mürettebatıyla birlikte ıssız bir vadiye düşerler. Vadi, dev yılanlarla ve elmaslarla doludur. Tüccarlar, elmasları almak için dev kuş Rukh'ın yuvasına et parçaları atarlar. Elmaslar ete yapışır ve kuşlar eti alıp uçarken elmasları da taşırlar. Sindbad, zekice bir plan yaparak kendini bir et parçasına bağlar ve vadi dışına taşınır. Daha sonra bir tüccar tarafından kurtarılır ve Bağdat'a döner.
Sindbad'ın gemisi, bu sefer de kötü bir fırtınaya yakalanır ve ıssız bir adaya sürüklenir. Adada, insanlardan daha iri ve tüylü yaratıklarla karşılaşırlar. Bu yaratıklar, geminin mürettebatını teker teker yakalar ve yerler. Sindbad ve birkaç arkadaşı, bir mağaraya sığınarak kurtulur. Mağarada, dev bir yaratıkla karşılaşırlar. Sindbad ve arkadaşları, yaratığın gözünü kör ederek ondan kurtulmayı başarırlar ve bir gemiyle Bağdat'a dönerler.
Sindbad, bu yolculukta farklı bir kültüre sahip bir adaya ulaşır. Adada, ölen kocalarıyla birlikte kadınlar da diri diri gömülmektedir. Sindbad, bu garip adette zorla evlendirilir. Ancak evlendiği kadın ölünce, kendisi de bir yeraltı mezarlığına atılır. Mezarlıkta, değerli eşyalarla karşılaşır ve bir süre sonra bir hayvan sürüsü tarafından kurtarılır. Hayvanları takip ederek adadan kaçar ve Bağdat'a döner.
Sindbad, bu yolculukta bir adada Rukh kuşunun yumurtasını bulur. Ancak yumurtayı kırdığı için büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kalır. Rukh kuşu, gemiyi taşlarla bombalar. Gemi batar ve Sindbad, ıssız bir adaya sürüklenir. Adada, sırtına yapışan ve onu bırakmayan yaşlı bir adamla karşılaşır. Yaşlı adam, Sindbad'ı kontrol ederek onu kullanır. Sindbad, sonunda yaşlı adamı sarhoş edip üzerinden atarak kurtulur ve Bağdat'a döner.
Sindbad'ın gemisi, bu sefer de batar ve o, ıssız bir adaya düşer. Adada, fil mezarlığıyla karşılaşır. Mezarlıkta, çok miktarda fildişi bulunur. Sindbad, fildişlerini satarak zengin olmayı planlar. Ancak adada amber de olduğunu öğrenir. Amber, çok değerli bir maddedir. Sindbad, amberleri toplayarak bir gemiyle Bağdat'a döner.
Sindbad, bu yolculukta bir adada mahsur kalır. Adanın kralı, Sindbad'a çok iyi davranır ve onu kendi elçisi olarak başka bir ülkeye gönderir. Sindbad, bu ülkede de büyük saygı görür ve kraldan değerli hediyeler alır. Bağdat'a döndüğünde, bu hediyeleri halifeye sunar. Halife, Sindbad'ın maceralarından çok etkilenir ve onu ödüllendirir. Sindbad, bundan sonra deniz yolculuklarına son verir ve hayatını Bağdat'ta huzur içinde geçirir.