İskandinav mitolojisinin en dikkat çekici yaratıklarından biri olan Sleipnir, tanrıların tanrısı Odin'in sekiz bacaklı atıdır. Sleipnir'in doğuşu oldukça sıra dışıdır ve Loki'nin kurnazlığına dayanır. Efsaneye göre, tanrılar Asgard'ı çevreleyen bir duvar inşa etmesi için bir ustayla anlaşır. Usta, işi kısa sürede bitirebileceğini, ancak karşılığında Güneş'i, Ay'ı ve Freyja'yı istediğini belirtir. Tanrılar bu isteği kabul ederler, ancak ustanın işi tek başına ve kışın son gününe kadar bitirmesi şartını koşarlar.
Usta, Svaðilfari adında olağanüstü güçlü bir ata sahiptir ve bu at, duvarın inşasında büyük bir rol oynar. İşin neredeyse zamanında biteceğini fark eden tanrılar, Loki'den bir çözüm bulmasını isterler. Loki, dişi bir at kılığına girerek Svaðilfari'yi baştan çıkarır ve böylece ustanın işi tamamlamasını engeller. Ancak bu olay sonucunda Loki, Svaðilfari'den Sleipnir'i doğurur.
Sleipnir, sekiz bacağı sayesinde olağanüstü bir hıza ve çevikliğe sahiptir. Bu özelliği, onu Odin'in en güvenilir yol arkadaşı yapar.
Sleipnir, dokuz dünyanın tamamında serbestçe hareket edebilir. Bu, onun büyülü bir varlık olduğunu ve farklı boyutlar arasında geçiş yapabildiğini gösterir.
Sleipnir, Odin ile özel bir bağa sahiptir. Odin, onun düşüncelerini okuyabilir ve ona her türlü komutu verebilir. Bu durum, ikisi arasındaki işbirliğini kusursuz hale getirir.
Sleipnir, savaşta da oldukça yeteneklidir. Odin'i savaş meydanına taşır ve ona destek olur. Güçlü yapısı ve hızı, onu zorlu bir rakip yapar.