Delta ovaları, nehirlerin taşıdığı alüvyonların deniz kıyısında birikmesiyle oluşan verimli tarım arazileridir. Türkiye'nin en büyük delta ovası olan Çukurova, ülkemizin tarımsal üretiminde ve ekonomisinde hayati bir rol oynamaktadır.
Çukurova, Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin Akdeniz'e döküldüğü bölgede oluşmuş, yaklaşık 3.800 km²'lik alanıyla Türkiye'nin en büyük delta ovasıdır. Adana ve Mersin illerini kapsayan bu verimli topraklar, tarih boyunca medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır.
Çukurova, sadece tarımsal verimliliğiyle değil, ekolojik zenginliğiyle de öne çıkar. Akyatan ve Ağyatan gölleri, Tuzla Gölü ve Yumurtalık Lagünü gibi sulak alanlar, göçmen kuşlar için önemli yaşam ve üreme alanlarıdır. Bu bölge, nesli tehlike altındaki birçok kuş türüne ev sahipliği yapmaktadır.
Çukurova, tarih boyunca Hitit, Asur, Pers, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. 19. yüzyılda tarımda modernleşme hareketleriyle birlikte bölgenin tarımsal potansiyeli daha da artmış, 20. yüzyılda ise Seyhan Barajı'nın yapılmasıyla sulama imkanları gelişmiştir.
Çukurova'nın geleceği için sürdürülebilir tarım uygulamaları, çevre koruma önlemleri ve planlı kentleşme politikaları hayati önem taşımaktadır. Bu bereketli toprakların gelecek nesillere aktarılabilmesi için tarım, sanayi ve ekoloji dengesinin korunması gerekmektedir.
Türkiye'nin bu en büyük delta ovası, sadece bir tarım bölgesi olmanın ötesinde, tarih, kültür ve doğal zenginliklerin bir arada bulunduğu eşsiz bir coğrafyadır.