Tyr, İskandinav mitolojisinde cesaret, hukuk ve adaletin tanrısı olarak bilinir. Savaş tanrısı olarak da anılmasına rağmen, asıl rolü düzeni sağlamak ve anlaşmazlıkları çözmektir. Romalıların Mars'ı ile ilişkilendirilse de, Tyr'ın işlevi daha çok hukuki ve toplumsal düzenle ilgilidir.
Tyr'ın adı, Proto-Germen dilinde "Tanrı" anlamına gelen *Tîwaz kelimesinden gelir. Bu durum, Tyr'ın Germen panteonunda çok önemli bir figür olduğunu gösterir. İngilizcede "Tuesday" (Salı) günü, Tyr'ın adından türemiştir (Tiwesdæg), bu da onun İngiliz kültüründeki etkisini gösterir.
Tyr en çok, devasa kurt Fenrir'i bağlamak için elini feda etmesiyle tanınır. Tanrılar, Fenrir'in büyüyen tehdidini fark ederler ve onu zincirlemeye karar verirler. Ancak Fenrir, tüm zincirleri kırar. Cüceler tarafından yapılan Gleipnir adlı ince ama güçlü bir zincirle tekrar denemeye karar verirler. Fenrir, zincirin büyüsüne inanmadığı için, tanrılardan birinin zincirin bağlı kalacağına dair güvence olarak elini ağzına koymasını ister. Sadece Tyr bu fedakarlığı yapmaya gönüllü olur. Fenrir bağlandığında, Tyr elini kaybeder ve bu olay onun cesaretinin ve adalete olan bağlılığının sembolü haline gelir.
Tyr'ın mitolojik hikayesi, fedakarlık, adalet ve cesaret gibi değerleri vurgular. Onun hikayesi, İskandinav toplumunda hukukun ve düzenin önemini yansıtır. Ayrıca, Tyr'ın tek elini kaybetmesi, adaletin sağlanması için bazen kişisel fedakarlıkların gerekebileceğini de gösterir.
Ragnarok sırasında Tyr'ın da önemli bir rolü vardır. Diğer tanrılar gibi o da kıyamet savaşında yer alır ve kahramanca savaşır. Ancak, Ragnarok'un sonunda o da hayatını kaybeder.
Tyr, modern sanatta ve edebiyatta da sıkça tasvir edilir. Çoğunlukla elini kaybetmiş bir savaşçı olarak resmedilir ve adalet, cesaret ve fedakarlık sembolü olarak kullanılır.