Volkanik göller, volkanik faaliyetler sonucunda oluşan çöküntü alanlarının suyla dolmasıyla meydana gelen doğal su kütleleridir. Bu göller, yanardağların patlaması, çökmesi veya lav akışları gibi jeolojik süreçlerle şekillenir ve dünyanın en ilginç doğal oluşumları arasında yer alır.
Krater gölleri, volkanik patlamalar sonucu oluşan kraterlerin (volkanik konilerin tepesindeki çukurlar) yağmur suyu, kar erimesi veya yeraltı sularıyla dolmasıyla oluşur. Bu göller genellikle dairesel veya oval şekillidir ve derinlikleri oldukça fazla olabilir.
Maar gölleri, yeraltı suyu ile magma arasındaki şiddetli buhar patlamaları sonucu oluşan geniş, sığ çöküntülerin (maar) suyla dolmasıyla meydana gelir. Krater göllerinden farklı olarak, volkanik koni oluşmaz ve genellikle düz arazilerde bulunurlar.
Meke Gölü, Konya'nın Karapınar ilçesinde bulunan ve hem krater hem de maar özellikleri taşıyan eşsiz bir volkanik göldür. "Dünyanın Nazar Boncuğu" olarak adlandırılan bu göl, 2005 yılında Ramsar Sözleşmesi kapsamında koruma altına alınmış ve aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer almaktadır.
Ne yazık ki, Meke Gölü son yıllarda ciddi bir kuraklık tehdidi altındadır. Yeraltı sularının aşırı kullanımı ve iklim değişikliği nedeniyle göl büyük ölçüde kurumuş durumdadır. Bu eşsiz doğal mirasın korunması için çeşitli kurumlar tarafından koruma ve rehabilitasyon çalışmaları yürütülmektedir.
Volkanik göller, doğanın hem yıkıcı hem de yapıcı güçlerinin bir arada görülebildiği, jeolojik tarihin canlı tanıklarıdır. Bu eşsiz oluşumlar, bizlere dünyamızın dinamik yapısını anlama fırsatı sunarken, aynı zamanda korunmaları için de özen göstermemiz gereken doğal hazinelerdir.