Nefronlarda gerçekleşen geri emilim olayı, proksimal tübül, Henle kulpu ve distal tübül gibi yapılarda aktif ve pasif taşıma ile gerçekleşir. Suyun geri emilimi ise özellikle toplayıcı kanallarda, ADH (antidiüretik hormon) adı verilen bir hormonun kontrolü altındadır.
Buna göre, ADH hormonunun salgılanmasının arttığı bir durumda aşağıdakilerden hangisi gözlenir?
Merhaba sevgili öğrenciler! Bu soru, böbreklerimizin vücudumuzdaki su dengesini nasıl sağladığını ve ADH hormonunun bu süreçteki kritik rolünü anlamamızı istiyor. Hadi adım adım inceleyelim:
ADH, diğer adıyla vazopressin, vücudumuzdaki su dengesini düzenleyen önemli bir hormondur. Temel görevi, böbreklerimizdeki toplayıcı kanalların suya geçirgenliğini artırmaktır. Yani, ADH salgılandığında, böbrekler idrarla atılacak suyu daha fazla geri emer ve vücutta tutar.
ADH genellikle vücudun susuz kaldığı, kanın yoğunlaştığı veya kan basıncının düştüğü durumlarda salgılanması artırılır. Amaç, vücudun su kaybetmesini önlemek ve su dengesini korumaktır.
ADH salgılanması arttığında, toplayıcı kanallar suya karşı çok daha geçirgen hale gelir. Bu durum, idrar oluşumu sırasında filtrelenen suyun büyük bir kısmının idrarla atılmak yerine tekrar kana geri emilmesini sağlar.
Daha fazla su kana geri emildiği için, idrarla atılan su miktarı azalır. Dolayısıyla, idrar miktarı azalır.
İdrardan su çekilip kana geri verildiğinde, idrarın içinde kalan çözünmüş maddelerin (tuzlar, üre vb.) oranı artar. Bu da idrarın daha az su, daha çok çözünmüş madde içermesi anlamına gelir. Sonuç olarak, idrar daha yoğun (konsantre) olur.
Cevap D seçeneğidir.