8. sınıf inkılap tarihi 2. dönem 2. yazılı 2. senaryo meb Test 3

Soru 02 / 12
Atatürk Dönemi ekonomi politikalarından biri olan devletçilik ilkesi, özellikle $1929$ Dünya Ekonomik Buhranı'nın ardından daha belirgin bir şekilde uygulanmıştır. Bu ilke ile devlet, ekonomik hayata doğrudan müdahale ederek sanayileşme ve kalkınmayı hızlandırmayı amaçlamıştır.

Aşağıdakilerden hangisi, devletçilik ilkesi kapsamında atılan adımlardan biri değildir?
A) Sümerbank ve Etibank gibi devlet bankalarının kurulması.
B) Birinci ve İkinci Beş Yıllık Sanayi Planlarının hazırlanması ve uygulanması.
C) Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun çıkarılarak özel sektörün desteklenmesi.
D) Karabük Demir Çelik Fabrikası gibi büyük sanayi tesislerinin devlet eliyle kurulması.

Merhaba sevgili öğrenciler,

Bu soruda, Atatürk Dönemi ekonomi politikalarından biri olan devletçilik ilkesinin ne anlama geldiğini ve bu ilke kapsamında hangi adımların atıldığını anlamamız isteniyor. Özellikle 1929 Dünya Ekonomik Buhranı'nın ardından daha da önem kazanan devletçilik, devletin ekonomik hayata doğrudan müdahale ederek sanayileşmeyi ve kalkınmayı hızlandırması anlamına gelir.

Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:

  • A) Sümerbank ve Etibank gibi devlet bankalarının kurulması: Sümerbank (1933) ve Etibank (1935), devletin sanayi ve madencilik alanındaki yatırımlarını finanse etmek amacıyla kurulmuş devlet bankalarıdır. Bu bankalar, devletin ekonomik kalkınmada aktif rol aldığının ve doğrudan müdahale ettiğinin açık bir göstergesidir. Dolayısıyla bu, devletçilik ilkesi kapsamında atılan bir adımdır.
  • B) Birinci ve İkinci Beş Yıllık Sanayi Planlarının hazırlanması ve uygulanması: 1933'te uygulamaya konulan Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı ve ardından hazırlanan İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı, devletin hangi alanlarda, hangi fabrikaları kuracağını ve nasıl bir sanayileşme stratejisi izleyeceğini belirleyen kapsamlı planlardır. Bu planlar, devletin ekonomiyi bütünüyle yönlendirme ve doğrudan yatırım yapma iradesini gösterir. Bu da devletçilik ilkesinin temel uygulamalarından biridir.
  • C) Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun çıkarılarak özel sektörün desteklenmesi: Teşvik-i Sanayi Kanunu, 1927 yılında çıkarılmıştır. Bu kanunun amacı, özel girişimcileri sanayi yatırımları yapmaya teşvik etmek, onlara vergi muafiyetleri, arazi tahsisleri ve düşük faizli krediler gibi imkanlar sunmaktır. Devletçilik ilkesi, devletin bizzat yatırım yapmasını ve ekonomik hayata doğrudan müdahale etmesini öngörürken, Teşvik-i Sanayi Kanunu özel sektörün önünü açmayı ve onu desteklemeyi hedeflemiştir. Bu kanun, devletin doğrudan üretim yapmasından ziyade, özel sektörün üretim yapmasını teşvik eden bir yaklaşımdır. Bu nedenle, devletçilik ilkesinin doğrudan bir uygulaması olarak kabul edilmez; aksine, devletçilik öncesi veya devletçilikle birlikte özel sektörü de canlandırma çabasıdır. Ancak, devletçiliğin temel mantığı olan "devletin doğrudan müdahalesi" kapsamına girmez.
  • D) Karabük Demir Çelik Fabrikası gibi büyük sanayi tesislerinin devlet eliyle kurulması: Karabük Demir Çelik Fabrikası (1937), devletin ağır sanayi alanında yaptığı en önemli yatırımlardan biridir. Bu tür büyük ve stratejik tesislerin devlet tarafından kurulması ve işletilmesi, devletçilik ilkesinin en somut örneklerindendir. Devlet, bu yolla ülkenin temel sanayi ihtiyaçlarını karşılamayı ve kalkınmayı hızlandırmayı amaçlamıştır.

Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, A, B ve D seçenekleri devletin ekonomik hayata doğrudan müdahalesini ve bizzat yatırım yapmasını ifade ederken, C seçeneği özel sektörü desteklemeye yönelik bir adımdır. Devletçilik ilkesi, devletin doğrudan müdahalesini esas aldığı için, özel sektörü teşvik eden Teşvik-i Sanayi Kanunu bu ilke kapsamında atılan bir adım değildir.

Cevap C seçeneğidir.

↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12
Geri Dön