8. sınıf din kültürü 2. dönem 2. yazılı 3. senaryo Test 3

Soru 02 / 09
Hz. Muhammed (s.a.v.), önemli kararlar alırken çevresindeki sahabelerle istişare etmeye büyük önem verirdi. Örneğin, Bedir Savaşı öncesinde ordunun konaklayacağı yer konusunda, Uhud Savaşı'nda Medine içinde mi yoksa dışında mı savaşılacağı hususunda sahabelerinin görüşlerini almış ve çoğunluğun kanaatine göre hareket etmiştir.

Bu örnek olaylardan hareketle, Hz. Muhammed'in (s.a.v.) istişareye verdiği önemle ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yanlıştır?
A) İstişare, doğru kararlar alınmasına yardımcı olur ve hata payını azaltır.
B) İstişare, toplumda birlik ve beraberliği güçlendirir, ortak akılla hareket etmeyi sağlar.
C) İstişare, peygamberin şahsi görüşlerinin her zaman doğru olduğunu kanıtlar.
D) İstişare, liderin sorumluluklarını paylaşmasına ve kararların daha geniş bir tabana yayılmasına olanak tanır.

Sevgili öğrenciler, bugün Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v.) liderlik vasıflarından biri olan istişareye verdiği önemi ve bunun hayatımızdaki yansımalarını inceleyeceğiz. İstişare, yani danışma, ortak akılla hareket etme ve farklı görüşleri değerlendirme, hem bireysel hem de toplumsal kararlarımızda bize yol gösteren çok değerli bir ilkedir.

Soru metninde verilen örnekler (Bedir ve Uhud Savaşları), Hz. Peygamber'in (s.a.v.) en kritik anlarda bile sahabelerinin görüşlerine ne kadar değer verdiğini açıkça göstermektedir. Bu, onun sadece bir peygamber olarak değil, aynı zamanda bir lider olarak da ne kadar kapsayıcı ve katılımcı olduğunu ortaya koyar. Şimdi, bu örneklerden yola çıkarak seçenekleri tek tek değerlendirelim:

  • A) İstişare, doğru kararlar alınmasına yardımcı olur ve hata payını azaltır.

    Bu ifade kesinlikle doğrudur. Bir konuda birden fazla kişinin görüşünü almak, farklı bakış açılarını değerlendirmek, olası riskleri ve fırsatları daha iyi görmemizi sağlar. Hz. Peygamber'in (s.a.v.) Bedir'de ordunun konaklayacağı yeri değiştirmesi, istişare sonucunda daha stratejik bir karar alındığını ve hata payının azaltıldığını gösterir.

  • B) İstişare, toplumda birlik ve beraberliği güçlendirir, ortak akılla hareket etmeyi sağlar.

    Bu da doğru bir çıkarımdır. Karar alma süreçlerine dahil edilen bireyler, kendilerini daha değerli hisseder ve alınan kararı sahiplenirler. Bu durum, toplumda güveni, birlik ve beraberliği artırır. Uhud Savaşı örneğinde, Medine dışında savaşma kararı çoğunluğun görüşüyle alınmış ve bu, sahabeler arasında ortak bir irade oluşturmuştur.

  • C) İstişare, peygamberin şahsi görüşlerinin her zaman doğru olduğunu kanıtlar.

    İşte bu ifade yanlıştır. İstişarenin amacı, en doğru kararı bulmaktır, peygamberin şahsi görüşlerinin her zaman doğru olduğunu kanıtlamak değildir. Eğer peygamberin şahsi görüşleri her zaman tek ve mutlak doğru olsaydı, istişareye gerek kalmazdı. Hatta Uhud Savaşı örneğinde görüldüğü gibi, Hz. Peygamber (s.a.v.) kendi başlangıçtaki düşüncesi Medine içinde kalmak olmasına rağmen, sahabelerinin çoğunluğunun Medine dışında savaşma yönündeki görüşünü benimsemiştir. Bu durum, istişarenin farklı görüşleri değerlendirme ve en uygun kararı alma mekanizması olduğunu gösterir, liderin kendi görüşünü dayatma aracı olmadığını kanıtlar.

  • D) İstişare, liderin sorumluluklarını paylaşmasına ve kararların daha geniş bir tabana yayılmasına olanak tanır.

    Bu ifade de doğrudur. Lider, istişare yoluyla kararların yükünü ve sorumluluğunu sadece kendi omuzlarında taşımaz, aynı zamanda bu sorumluluğu ekibiyle veya toplumuyla paylaşır. Bu, kararların daha geniş bir kesim tarafından kabul görmesini ve uygulanmasını kolaylaştırır, çünkü insanlar bu kararın bir parçası olduklarını hissederler.

Yukarıdaki değerlendirmeler ışığında, Hz. Muhammed'in (s.a.v.) istişareye verdiği önemle ilgili yanlış çıkarım C seçeneğidir.

Cevap C seçeneğidir.

↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9
Geri Dön