II. Dünya Savaşı sonrası dönemde, Türkiye'nin dış politikası üzerinde Sovyetler Birliği'nin baskıları ve Batı Bloğu'na yaklaşma çabaları etkili olmuştur. Bu durum, Türkiye'nin uluslararası arenadaki konumunu yeniden şekillendirmiştir.
Aşağıdakilerden hangisi, Sovyetler Birliği'nin 1940'lı yılların sonlarında Türkiye'den talep ettiği hususlardan biri değildir?
A) Kars ve Ardahan'ın Sovyetler Birliği'ne bırakılması
B) Boğazlar üzerinde ortak savunma tesisi kurulması
C) Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin revize edilmesi
D) Türkiye'nin NATO'ya üye olmaması
E) Doğu Anadolu'da üsler kurulması hakkı
Sevgili öğrenciler,
II. Dünya Savaşı sonrası dönem, Türkiye için dış politikada önemli bir dönüm noktası olmuştur. Sovyetler Birliği'nin yayılmacı politikaları, Türkiye'yi Batı Bloğu'na yakınlaşmaya iten temel faktörlerden biridir. Şimdi, Sovyetler Birliği'nin Türkiye'den 1940'lı yılların sonlarında ne gibi taleplerde bulunduğunu ve hangi seçeneğin bu taleplerden biri olmadığını adım adım inceleyelim:
- Tarihsel Bağlam: II. Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle birlikte Sovyetler Birliği, Doğu Avrupa'da nüfuzunu artırmış ve Türkiye üzerinde de baskı kurmaya başlamıştır. Bu baskılar, Türkiye'nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini tehdit eder nitelikteydi.
- A) Kars ve Ardahan'ın Sovyetler Birliği'ne bırakılması: Bu, Sovyetler Birliği'nin Türkiye'den açıkça talep ettiği en önemli hususlardan biriydi. 1945 yılında Sovyet Dışişleri Bakanı Molotov, Türkiye'ye bu yönde bir nota vermiş ve Türkiye'nin doğu sınırlarının revize edilmesini istemiştir. Bu talep, Türkiye'de büyük bir endişe yaratmıştır.
- B) Boğazlar üzerinde ortak savunma tesisi kurulması: Sovyetler Birliği, Karadeniz'e çıkış ve Akdeniz'e iniş açısından stratejik öneme sahip Türk Boğazları üzerinde kontrol sahibi olmak istiyordu. Bu kapsamda, Boğazlar üzerinde ortak savunma tesisi kurulması, yani Sovyet askeri üslerinin Türkiye topraklarında yer alması talebinde bulunmuştur. Bu da Türkiye'nin egemenliğini doğrudan tehdit eden bir talepti.
- C) Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin revize edilmesi: 1936 tarihli Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Boğazlar üzerindeki tam egemenliği Türkiye'ye vermişti. Sovyetler Birliği ise bu sözleşmenin, özellikle savaş gemilerinin geçişi ve Boğazların statüsü ile ilgili maddelerinin kendi lehine olacak şekilde değiştirilmesini talep etmiştir. Amaç, Boğazlar üzerindeki kontrolünü artırmaktı.
- E) Doğu Anadolu'da üsler kurulması hakkı: Kars ve Ardahan talepleriyle birlikte, Sovyetler Birliği'nin Doğu Anadolu'da askeri üsler kurma hakkı talebi de gündeme gelmiştir. Bu, hem bölgesel güvenlik hem de Boğazlar üzerindeki kontrolü pekiştirme amacı taşıyordu.
- D) Türkiye'nin NATO'ya üye olmaması: NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü), 1949 yılının Nisan ayında kurulmuştur. Sovyetler Birliği'nin yukarıda sayılan talepleri (Kars-Ardahan, Boğazlar, üsler) ise daha çok 1945-1946 yıllarında yoğunlaşmıştır. Türkiye'nin NATO'ya üyelik süreci ise 1950'lerin başında hızlanmış ve 1952'de gerçekleşmiştir. Sovyetler Birliği elbette Türkiye'nin NATO'ya üye olmasını istemezdi, ancak bu, Türkiye'nin NATO'ya başvurmasından ve NATO'nun kurulmasından *önceki* dönemde, yani 1940'lı yılların sonlarındaki *ilk ve doğrudan* taleplerinden biri değildir. Türkiye'nin NATO'ya yönelmesi, tam da Sovyetler Birliği'nin bu baskılarına karşı bir güvenlik arayışı ve Batı Bloğu'na entegrasyon çabası olarak ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla, Sovyetler Birliği'nin bu dönemdeki talepleri, Türkiye'nin NATO'ya üye olmaması yönünde bir *doğrudan talep* değil, daha ziyade Türkiye'nin NATO'ya yönelmesine neden olan *baskılardı*.
Bu açıklamalar ışığında, Sovyetler Birliği'nin 1940'lı yılların sonlarında Türkiye'den talep ettiği hususlardan biri olmayan seçenek, Türkiye'nin NATO'ya üye olmaması talebidir. Diğer seçenekler, Türkiye'yi Batı Bloğu'na iten temel Sovyet baskılarıdır.
Cevap D seçeneğidir.