Sevgili öğrenciler, bu soruda Hz. Muhammed'in (s.a.v.) ahlakının Kur'an ile olan ilişkisi hakkında verilen bilgiyi dikkatlice okuyarak, yanlış olan yargıyı bulmamız isteniyor.
Verilen bilgide, Hz. Ayşe'nin "Onun ahlakı Kur'an'dı" sözüyle Hz. Peygamber'in kişiliğinin ve davranışlarının Kur'an'ın ilkeleriyle tam bir bütünlük içinde olduğu vurgulanmaktadır. Hz. Muhammed'in Kur'an'ı yaşayan bir örnek olarak insanlara sunulduğu belirtilmiştir. Şimdi seçenekleri bu bilgi ışığında değerlendirelim:
Bu yargı doğrudur. Metinde "Onun ahlakı Kur'an'dı" ve "Kur'an'ın ilkeleriyle ne kadar bütünleştiğini gösterir" ifadeleri, Hz. Peygamber'in hayatının Kur'an'ın tüm emir ve yasaklarına uygun olduğunu açıkça belirtmektedir.
Bu yargı da doğrudur. Metinde "O, Kur'an'ı yaşayan bir örnek olarak insanlara sunmuştur" denilmektedir. "Yaşayan bir örnek" olmak, teorik bilgiyi sadece anlatmakla kalmayıp, onu bizzat hayatında uygulayarak göstermek anlamına gelir. Yani pratik bir örnektir.
Bu yargı yanlıştır. Metinde "Onun ahlakı Kur'an'dı" ve "Kur'an'ın ilkeleriyle ne kadar bütünleştiğini gösterir" ifadeleri, Hz. Peygamber'in ahlakının Kur'an'dan ayrı veya farklı olmadığını, aksine Kur'an ile tamamen bütünleştiğini vurgular. Onun ahlakı, Kur'an'ın ta kendisiydi; kişisel tercihlerine göre Kur'an'dan farklılaşması söz konusu değildir.
Bu yargı doğrudur. Metindeki "O, Kur'an'ı yaşayan bir örnek olarak insanlara sunmuştur" ifadesi, Hz. Peygamber'in ahlaki değerleri sadece sözle değil, kendi hayatında uygulayarak, yani bizzat yaşayarak insanlara öğrettiğini gösterir.
Bu yargı da doğrudur. "Onun ahlakı Kur'an'dı" ve "Kur'an'ı yaşayan bir örnek" ifadeleri, Hz. Peygamber'in hayatının ve ahlakının Kur'an'ın anlamını, emirlerini ve yasaklarını somutlaştıran, açıklayan, yani canlı bir yorumu (tefsiri) olduğunu anlatır.
Yukarıdaki değerlendirmeler sonucunda, Hz. Muhammed'in ahlakının Kur'an'dan farklılaştığını iddia eden C seçeneğindeki yargının yanlış olduğu açıkça görülmektedir.
Cevap C seçeneğidir.