🚀 Online Kendi Sınavını Oluştur ve Çöz!

11. sınıf tarih 2. dönem 1. yazılı 4. senaryo Çözümlü Sorular

Örnek 01 / 36
Soru:
Osmanlı Devleti'nde III. Selim döneminde kurulmaya çalışılan Nizam-ı Cedit ordusu, modern bir eğitim ve disipline sahip, Avrupa tarzı bir askerî yapıya kavuşmayı hedeflemekteydi. Ancak bu girişim, özellikle Yeniçeriler ve bir kısım ulema tarafından büyük tepkiyle karşılanmıştır.

Aşağıdakilerden hangisi, Nizam-ı Cedit ordusunun kurulmasına yönelik tepkilerin siyasi ve sosyal boyutları arasında gösterilemez?
A) Devletin merkezi otoritesinin zayıflaması.
B) Mevcut askerî ve idari ayrıcalıkların kaybedileceği endişesi.
C) Geleneksel yaşam tarzı ve kurumların tehdit altında görülmesi.
D) Padişahın mutlak gücünü pekiştirme isteği olarak algılanması.
E) Avrupa devletlerinin Osmanlı iç işlerine müdahalesinin artması.
Doğru Cevap: A

✍️ Çözüm:

Nizam-ı Cedit ordusu, Osmanlı Devleti'nin merkezi otoritesini güçlendirmeyi ve devleti modernleştirerek ayakta tutmayı amaçlayan bir reform hareketidir. Bu nedenle, Nizam-ı Cedit'in kurulmasına yönelik tepkiler, devletin merkezi otoritesinin zayıflamasına neden olan bir durum değil, aksine merkezi otoriteyi güçlendirme çabasına karşı bir direniştir. Tepkilerin kendisi otoriteyi zayıflatmış olsa da, Nizam-ı Cedit'in amacı otoriteyi güçlendirmektir.


Şıkları inceleyelim:

  • A) Devletin merkezi otoritesinin zayıflaması: Nizam-ı Cedit'in kurulma amacı, aksine merkezi otoriteyi güçlendirmekti. Yeniçerilerin ve ulemanın tepkileri, bu otoriteyi güçlendirme çabasına karşı bir direnişti ve aslında bu tepkiler reformun başarısızlığına yol açarak merkezi otoritenin güçlenmesini engelledi. Ancak Nizam-ı Cedit'in kendisi otoriteyi zayıflatmak değil, güçlendirmek niyetindeydi. Bu nedenle tepkilerin bir 'boyutu' olarak doğrudan gösterilemez.
  • B) Mevcut askerî ve idari ayrıcalıkların kaybedileceği endişesi: Yeniçeriler, kapıkulu ocakları ve onlarla bağlantılı idari kesimler, reformların kendi ayrıcalıklarını ortadan kaldıracağından korkuyordu. Bu, tepkilerin önemli bir sosyal boyutuydu.
  • C) Geleneksel yaşam tarzı ve kurumların tehdit altında görülmesi: Ulema ve muhafazakar kesimler, Avrupa tarzı yeniliklerin İslamî değerleri ve geleneksel Osmanlı düzenini bozacağı endişesi taşıyordu. Bu da tepkilerin sosyal ve kültürel bir boyutuydu.
  • D) Padişahın mutlak gücünü pekiştirme isteği olarak algılanması: Yeniçeriler ve onlarla iş birliği yapan kesimler, Nizam-ı Cedit'i padişahın kendi güçlerini kırmak ve mutlak otoritesini pekiştirmek için bir araç olarak görüyordu. Bu, tepkilerin siyasi bir boyutuydu.
  • E) Avrupa devletlerinin Osmanlı iç işlerine müdahalesinin artması: Osmanlı Devleti'nin modernleşme çabaları ve iç karışıklıkları, Avrupa devletlerine Osmanlı iç işlerine karışma ve nüfuz alanlarını genişletme fırsatları sunmuştur. Özellikle reformlara karşı çıkan isyanlar, dış güçlerin müdahalelerine zemin hazırlayabilirdi. Bu da dolaylı bir siyasi boyut olarak değerlendirilebilir.

Bu bağlamda, Nizam-ı Cedit'in doğrudan devletin merkezi otoritesini zayıflatma amacı taşımadığı, aksine tam tersi bir hedefi olduğu için 'A' şıkkı, tepkilerin siyasi ve sosyal boyutları arasında gösterilemez.