🚀 Online Kendi Sınavını Oluştur ve Çöz!

11. sınıf felsefe 2. dönem 2. yazılı 4. senaryo meb Çözümlü Sorular

Örnek 01 / 38
Soru:
Rene Descartes, felsefede kesin bilgiye ulaşma arayışıyla yola çıkmıştır. Ona göre, duyular bizi yanıltabilir ve dış dünya hakkında kesin bilgi vermeyebilir. Bu nedenle, her türlü şüpheye açık olan bilgileri bir kenara bırakarak, şüphe edilemeyecek tek bir doğruya ulaşmayı hedeflemiştir. Bu süreçte her şeyden şüphe ederken, şüphe eden bir varlık olarak kendisinin varlığından şüphe edemeyeceğini fark etmiş ve "Düşünüyorum, o halde varım" (Cogito ergo sum) önermesine ulaşmıştır. Bu önerme onun felsefesinin temelini oluşturur ve buradan hareketle zihin ve beden ayrımını, yani düalizmi temellendirir.

Bu parçada Descartes'ın felsefi yaklaşımının temelinde yatan ve onu diğer düşüncelerden ayıran en belirgin özellik aşağıdakilerden hangisidir?
A) Bilginin kaynağı olarak aklı ve tümdengelimi merkeze alması.
B) Deney ve gözlemi bilimsel bilginin tek geçerli yolu olarak görmesi.
C) İnsan iradesinin tam anlamıyla özgür olduğunu savunması.
D) Tanrı'nın varlığını reddederek ateizmi benimsemesi.
E) Evrenin sonsuz ve sınırsız bir yapıya sahip olduğunu iddia etmesi.
Doğru Cevap: A

✍️ Çözüm:

Bu soruyu çözmek için Rene Descartes'ın felsefesinin temel özelliklerini ve parçada vurgulanan noktaları dikkatlice incelememiz gerekmektedir.


Adım 1: Parçayı Anlama ve Ana Fikri Belirleme
Parça, Descartes'ın kesin bilgi arayışını ve bu arayışta kullandığı metodik şüpheyi anlatmaktadır. Descartes, duyuların yanıltıcı olabileceğini belirtir ve her şeyden şüphe ederek, şüphe edilemeyecek tek doğruya ulaşmayı amaçlar. Bu süreçte, şüphe eden bir varlık olarak kendisinin varlığından şüphe edemeyeceği sonucuna varır: "Düşünüyorum, o halde varım." Bu ifade, onun varlığını ve bilgisini akıl yoluyla temellendirdiğini gösterir. Ayrıca, buradan hareketle zihin ve beden ayrımını (düalizm) temellendirmesi de akla verdiği önemi pekiştirir.


Adım 2: Seçenekleri Değerlendirme

  • A) Bilginin kaynağı olarak aklı ve tümdengelimi merkeze alması: Parçada Descartes'ın duyuların yanıltıcılığını vurgulaması ve "Düşünüyorum, o halde varım" önermesiyle kendi varlığını akıl yoluyla temellendirmesi, bilginin kaynağı olarak aklı merkeze aldığını açıkça göstermektedir. Tümdengelim, akıl yürütmeye dayalı bir yöntemdir ve Descartes'ın metodik şüphesi ve kesin bilgiye ulaşma çabası bu yaklaşımla örtüşür. Bu, rasyonalist felsefenin temelidir.
  • B) Deney ve gözlemi bilimsel bilginin tek geçerli yolu olarak görmesi: Bu ifade, empirizm akımının özelliğidir. Descartes ise duyuların yanıltıcı olabileceğini belirterek deney ve gözlemi birincil bilgi kaynağı olarak görmediğini açıkça belirtmiştir.
  • C) İnsan iradesinin tam anlamıyla özgür olduğunu savunması: Descartes insan iradesinin özgürlüğüne inanmakla birlikte, parçada vurgulanan temel özellik bu değildir. Parça daha çok bilgi felsefesi ve varlık felsefesindeki metoduna odaklanmıştır.
  • D) Tanrı'nın varlığını reddederek ateizmi benimsemesi: Descartes, Tanrı'nın varlığını reddetmek yerine, Tanrı'nın varlığını akıl yoluyla kanıtlamaya çalışmış bir filozoftur. Bu seçenek kesinlikle yanlıştır.
  • E) Evrenin sonsuz ve sınırsız bir yapıya sahip olduğunu iddia etmesi: Bu, Descartes'ın felsefesinin ana vurgusu veya onu diğerlerinden ayıran en belirgin özelliği değildir. Onun için asıl önemli olan, kesin ve şüphe götürmez bilgiye ulaşma yöntemidir.

Adım 3: Doğru Seçeneği Belirleme
Parçadaki ana vurgu, Descartes'ın duyulara güvenmeyip akıl yoluyla kesin bilgiye ulaşma çabası ve "Düşünüyorum, o halde varım" önermesiyle kendi varlığını akıl temelinde ispatlamasıdır. Bu durum, onun bilginin kaynağı olarak aklı ve akıl yürütme yöntemlerini (tümdengelim gibi) merkeze alan rasyonalist bir filozof olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla A seçeneği, Descartes'ın felsefi yaklaşımının temelinde yatan ve onu diğer düşüncelerden ayıran en belirgin özelliğidir.