20. yüzyılın başları, Osmanlı İmparatorluğu için çalkantılı ve dönüşüm dolu bir dönemdi. İmparatorluk, bir yandan modernleşme çabaları içindeyken, diğer yandan toprak kayıpları ve iç sorunlarla boğuşuyordu. Bu dönemdeki Osmanlı haritasını incelemek, imparatorluğun karşı karşıya olduğu zorlukları ve geçirdiği değişimleri anlamak için önemli bir araçtır.
20. yüzyılın başlarında Osmanlı İmparatorluğu, Kuzey Afrika'dan Balkanlar'a, Anadolu'dan Orta Doğu'ya kadar geniş bir coğrafyaya yayılıyordu. Ancak, bu geniş topraklar üzerinde kontrol giderek zayıflıyordu. Özellikle Balkan Savaşları (1912-1913), imparatorluğun Balkanlardaki varlığına büyük bir darbe vurdu.
Osmanlı İmparatorluğu, vilayet adı verilen eyaletlere ayrılmıştı. Her vilayetin başında bir vali bulunurdu ve vilayetler sancaklara, sancaklar da kazalara bölünmüştü. Bu idari yapı, merkezi hükümetin uzak bölgeler üzerindeki kontrolünü sağlamaya yönelikti. Ancak, yerel yöneticilerin artan gücü ve merkezi otoritenin zayıflaması, bu yapıyı zamanla etkisiz hale getirdi.
Osmanlı İmparatorluğu, çok çeşitli etnik ve dini grupları barındıran bir yapıya sahipti. Türkler, Kürtler, Araplar, Ermeniler, Rumlar, Yahudiler ve daha birçok farklı grup, imparatorluğun farklı bölgelerinde yaşıyordu. Bu çeşitlilik, imparatorluğa kültürel zenginlik katarken, aynı zamanda etnik ve dini çatışmalara da zemin hazırlıyordu.
20. yüzyılın başlarında demiryolları, Osmanlı İmparatorluğu için modernleşmenin sembollerinden biriydi. Demiryolları, ticaretin gelişmesine, ordunun hareket kabiliyetinin artmasına ve merkezi hükümetin uzak bölgeler üzerindeki kontrolünün güçlenmesine yardımcı oluyordu. Ancak, demiryolu projeleri genellikle yabancı sermaye ile finanse ediliyordu ve bu durum, imparatorluğun ekonomik bağımlılığını artırıyordu.
I. Dünya Savaşı (1914-1918), Osmanlı İmparatorluğu için sonun başlangıcı oldu. İmparatorluk, Almanya'nın yanında savaşa girdi ve savaşın sonunda yenik düştü. Savaşın ardından imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması ve Sevr Antlaşması, imparatorluğun topraklarının büyük bir bölümünü kaybetmesine neden oldu. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla birlikte, Osmanlı İmparatorluğu tarihe karıştı.