Doğal haklar, doğuştan sahip olduğumuz, insan olmamızdan kaynaklanan temel haklardır. Bu haklar, devletler tarafından verilmeyen, aksine devletlerin korumakla yükümlü olduğu haklardır. John Locke gibi düşünürler bu hakları yaşam, özgürlük ve mülkiyet olarak tanımlamıştır. Günümüzde bu haklara düşünce özgürlüğü, din özgürlüğü ve adaletli yargılanma hakkı gibi pek çok hak da eklenmiştir.
Doğal hakların en önemli iki özelliği vazgeçilemezlik ve devredilemezliktir.
Vazgeçilemezlik ilkesi, insan onurunu korumayı amaçlar. Bir insanın temel haklarından vazgeçmesi, onun insan olarak değerini azaltır. Bu nedenle, hiçbir devlet veya kurum, insanları doğal haklarından vazgeçmeye zorlayamaz. Örneğin, işkence yasağı, vazgeçilemez bir haktır. Hiç kimse, hiçbir koşulda işkenceye maruz bırakılamaz ve bu haktan vazgeçemez.
Devredilemezlik ilkesi, her bireyin kendi kararlarını kendisinin vermesini ve kendi hayatını kendisinin yönetmesini sağlar. Bir insanın haklarını bir başkasına devretmesi, onun özerkliğini ve bağımsızlığını zedeler. Bu nedenle, her birey kendi haklarını bizzat kullanmalıdır. Örneğin, seçme ve seçilme hakkı, devredilemez bir haktır. Her vatandaş, kendi oyunu kendisi kullanmalı ve kendi temsilcisini kendisi seçmelidir.
Doğal haklar, insan olmanın gereği olarak sahip olduğumuz temel haklardır. Bu haklar vazgeçilemez ve devredilemezdir. Vazgeçilemezlik, bu haklardan kendi isteğimizle bile vazgeçemeyeceğimizi, devredilemezlik ise bu hakları bir başkasına devredemeyeceğimizi ifade eder. Bu iki özellik, insan onurunu ve özerkliğini korur.