Egemenlik, bir devletin kendi toprakları üzerinde her türlü kararı alma ve uygulama yetkisine sahip olması demektir. Yani, bir ülke kendi yasalarını yapabilir, kendi yöneticilerini seçebilir ve dış ilişkilerini düzenleyebilir. Bu yetki, o ülkenin bağımsızlığının en önemli göstergesidir.
Millet, aynı topraklar üzerinde yaşayan, ortak bir kültüre, tarihe ve geleceğe sahip olan insan topluluğudur. Türk milleti de Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan, Türk kültürünü benimsemiş ve Türkiye'nin geleceği için birlikte çalışan insanlardan oluşur.
“Egemenlik milletindir” sözü, devletin en üstün karar alma yetkisinin millete ait olduğunu ifade eder. Bu, demokrasinin temel ilkesidir. Demokraside, yöneticiler seçimle belirlenir ve yöneticiler millete karşı sorumludur. Yani, devletin gücü halktan gelir.
Demokraside egemenliğin millete ait olması çok önemlidir. Çünkü:
Türkiye Cumhuriyeti'nde egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bu ilke, Anayasamızda açıkça belirtilmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), milletin temsilcilerinden oluşur ve millet adına yasaları yapar, hükümeti denetler ve önemli kararlar alır.
TBMM, milletinHouse of Representatives adına şu görevleri yerine getirir:
Mustafa Kemal Atatürk, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ilkesini benimsemiş ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda bu ilkeyi temel almıştır. Atatürk, milletin kendi kaderini tayin etme hakkına sahip olduğuna inanmış ve bu doğrultuda büyük mücadeleler vermiştir. O'nun sayesinde bugün özgür ve bağımsız bir ülkede yaşıyoruz.