Kesirler aslında hayatımızın her yerinde! Belki farkında bile değiliz ama bir pizzayı paylaşırken, bir tarifi uygularken ya da oyuncaklarımızı arkadaşlarımızla bölüşürken hep kesirleri kullanıyoruz. Gelin, kesirlerin günlük hayatımızdaki eğlenceli hallerine yakından bakalım.
Doğum günün geldi ve kocaman bir pasta var! Pastayı 8 eşit dilime böldünüz. Bu dilimlerden 2 tanesini yedin. İşte kesirler burada devreye giriyor! Pastanın 2/8'ini yemiş oldun. Yani pastanın 8 eş parçasından 2'si senin oldu.
Arkadaşlarınla pizza partisi yapıyorsunuz. Pizzayı 6 eşit dilime böldünüz. Herkes birer dilim aldı. Toplamda 3 arkadaşınız varsa, pizzanın 3/6'sı yenmiş demektir. Eğer pizzanın yarısı yenmişse, bu aynı zamanda 1/2 anlamına gelir. Çünkü 3/6 ve 1/2 aynı miktarı ifade eder.
Elinde bir çikolata var ve onu 4 eşit parçaya bölmek istiyorsun. Her bir parça çikolatanın 1/4'ü olur. Eğer iki parçasını yersen, çikolatanın 2/4'ünü yemiş olursun. Kalan iki parça da 2/4'tür. Yani çikolatanın yarısını yedin, yarısı kaldı.
Annenle birlikte kurabiye yapıyorsunuz. Tarifte "yarım su bardağı süt" yazıyor. İşte bu da bir kesir! Yarım, 1/2 demektir. Yani bir su bardağının yarısını kullanacaksınız.
Oyuncaklarını arkadaşlarınla paylaşmak istiyorsun. 10 tane oyuncak araban var ve bunları 2 arkadaşınla eşit olarak paylaşacaksın. Her birinize 5'er araba düşer. Bu durumda oyuncak arabalarının 1/2'sini (yarısını) arkadaşlarınla paylaşmış olursun.
Annen sana yeni bir elbise dikecek. Elbise için 1 metre kumaşa ihtiyacı var. Ama kumaşçıdan sadece yarım metre kumaş alabiliyor. Bu durumda annenin 1/2 metre kumaşı var demektir. Daha sonra bir yarım metre daha alırsa, 1 metreye tamamlamış olur.
Ödevini yapmak için 1 saatin var. Saatin yarısı geçti. Bu durumda ödevinin yarısını yapmış olman gerekir. Yarım saat, 1 saatin 1/2'si demektir. Yani 60 dakikanın 30 dakikası geçmiş demektir.
Gördüğünüz gibi, kesirler hayatımızın her alanında karşımıza çıkıyor. Onları anlamak, günlük işlerimizi kolaylaştırmamıza yardımcı olur. Unutmayın, kesirler sadece matematik dersinde değil, hayatın kendisinde de var!