🌍 Atatürk Dönemi Dış Politikası: Türkiye'nin Uluslararası Arenadaki Yükselişi
Atatürk dönemi dış politikası, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan sonra izlenen ve ülkenin bağımsızlığını, egemenliğini ve çıkarlarını korumayı amaçlayan çok boyutlu bir stratejidir. Bu strateji,
"Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesi üzerine inşa edilmiştir ve Türkiye'nin bölgesel ve küresel arenadaki yerini sağlamlaştırmıştır. Bu dönemin en önemli konuları arasında Musul meselesi, Hatay'ın anavatana katılması ve Boğazlar sorunu yer almaktadır.
🇮🇶 Musul Meselesi: Irak Sınırlarının Belirlenmesi
Musul, Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılmasının ardından İngiliz mandası altındaki Irak'ın bir parçası haline gelmişti. Ancak Türkiye, Misak-ı Milli sınırları içerisinde yer alan Musul üzerindeki hak iddialarını sürdürmekteydi. Bu durum, Türkiye ile İngiltere arasında uzun süren bir anlaşmazlığa yol açmıştır.
- ⚔️ Lozan Barış Antlaşması: Musul sorunu, Lozan'da çözüme kavuşturulamamış ve antlaşmada belirtildiği üzere Türkiye ile İngiltere arasında yapılacak ikili görüşmelere bırakılmıştır.
- 🤝 Görüşmeler ve Anlaşmazlıklar: Yapılan görüşmelerde Türkiye, Musul'un tarihi, kültürel ve ekonomik bağları nedeniyle Türkiye'ye ait olduğunu savunmuştur. Ancak İngiltere, bölgedeki petrol kaynakları üzerindeki çıkarlarını korumak amacıyla bu talebe karşı çıkmıştır.
- 📜 1926 Ankara Antlaşması: Sonuç olarak, 1926 yılında imzalanan Ankara Antlaşması ile Musul, Irak'a bırakılmıştır. Türkiye, bu antlaşma karşılığında Irak petrollerinden belirli bir pay alma hakkını elde etmiştir. Bu antlaşma, Türkiye'nin dış politikada pragmatik bir yaklaşım sergilediğinin önemli bir örneğidir.
🇹🇷 Hatay'ın Anavatana Katılması: Milli Mücadelenin Zaferi
Hatay, Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında Fransız mandası altındaki Suriye sınırları içerisinde kalmıştı. Ancak Hatay'ın büyük çoğunluğu Türk'tü ve bölge halkı anavatana katılmak istiyordu. Atatürk, Hatay meselesini büyük bir dikkat ve kararlılıkla takip etmiştir.
- 🗣️ Diplomatik Girişimler: Atatürk, Hatay'ın Türkiye'ye katılması için yoğun diplomatik girişimlerde bulunmuştur. Fransa ile yapılan görüşmelerde, Hatay'daki Türk nüfusunun haklarının korunması ve bölgenin geleceği konusunda güvence talep etmiştir.
- 🗳️ Hatay Devleti'nin Kurulması: 1938 yılında yapılan seçimlerle Hatay Devleti kurulmuştur. Bu devletin cumhurbaşkanlığına Tayfur Sökmen getirilmiştir.
- 🤝 Anavatana Katılım: 29 Haziran 1939 tarihinde Hatay Meclisi'nin aldığı kararla Hatay, Türkiye'ye katılmıştır. Bu olay, Atatürk'ün dış politikadaki başarısının ve milli mücadelenin önemli bir zaferidir.
🌊 Boğazlar Sorunu: Türkiye'nin Egemenlik Haklarının Korunması
Boğazlar, tarih boyunca stratejik öneme sahip olmuş ve üzerinde çeşitli devletlerin egemenlik kurma çabaları olmuştur. Lozan Barış Antlaşması ile Boğazlar, uluslararası bir komisyon tarafından yönetilmekte ve askeri sınırlamalar getirilmekteydi. Ancak Atatürk, Türkiye'nin Boğazlar üzerindeki egemenlik haklarını yeniden kazanmak için çalışmıştır.
- 🛡️ Montrö Boğazlar Sözleşmesi: Atatürk'ün başlattığı diplomatik girişimler sonucunda, 1936 yılında Montrö Boğazlar Sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşme ile Boğazlar üzerindeki uluslararası komisyon kaldırılmış ve Türkiye'nin egemenlik hakları tanınmıştır.
- 🚢 Türkiye'nin Yetkileri: Montrö Sözleşmesi, Türkiye'ye savaş zamanında Boğazları kapatma ve geçişleri düzenleme yetkisi vermiştir. Ayrıca, Türkiye'nin Boğazlar bölgesinde asker bulundurma hakkı da kabul edilmiştir.
- 🌍 Uluslararası Hukuk: Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Türkiye'nin uluslararası hukuk alanındaki başarısını ve bölgesel güvenliğe katkısını göstermektedir. Günümüzde de geçerliliğini korumaktadır.
✨ Sonuç
Atatürk dönemi dış politikası, Türkiye'nin bağımsızlığını, egemenliğini ve çıkarlarını koruma üzerine kurulmuştur. Musul meselesi, Hatay'ın anavatana katılması ve Boğazlar sorunu gibi önemli konular, Atatürk'ün liderliğinde başarıyla çözüme kavuşturulmuştur. Bu dönemde izlenen politikalar, Türkiye'nin uluslararası arenadaki saygınlığını artırmış ve bölgesel istikrara katkı sağlamıştır.