Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS), siyasi partilerin hukuki statüsünü doğrudan düzenlemese de, özellikle ifade özgürlüğü (Madde 10) ve örgütlenme özgürlüğü (Madde 11) aracılığıyla siyasi partilerin faaliyetlerini önemli ölçüde etkiler. Bu haklar, siyasi partilerin görüşlerini serbestçe ifade edebilmelerini, seçmenlerle iletişim kurabilmelerini ve programlarını yayabilmelerini güvence altına alır. Ancak, bu özgürlükler sınırsız değildir ve AİHS'nin belirli hükümleri çerçevesinde sınırlandırılabilir.
AİHS'nin 10. maddesi, herkesin ifade özgürlüğü hakkını güvence altına alır. Bu hak, kanaat özgürlüğünü, haber ve bilgilere ulaşma ve bunları başkalarına aktarma özgürlüğünü içerir. Siyasi partiler açısından bu, parti programlarını, politikalarını ve görüşlerini kamuoyuna duyurma serbestliği anlamına gelir. Ancak, ifade özgürlüğü mutlak bir hak değildir ve belirli koşullar altında sınırlandırılabilir. AİHS'nin 10. maddesinin 2. fıkrası, ifade özgürlüğünün kullanımının bazı görev ve sorumluluklar içerdiğini ve bu nedenle, demokratik bir toplumda gerekli olan belirli sınırlamalara tabi tutulabileceğini belirtir. Bu sınırlamalar, ulusal güvenliğin korunması, toprak bütünlüğünün veya kamu güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın korunması, başkalarının şöhret veya haklarının korunması, gizli bilgilerin açığa vurulmasının önlenmesi veya yargı erkinin otoritesinin ve tarafsızlığının güvence altına alınması amaçlarıyla öngörülebilir.
Siyasi partilerin hukuki statüsü, AİHS'nin 11. maddesi ile yakından ilişkilidir. Bu madde, herkesin dernek kurma özgürlüğünü güvence altına alır. Siyasi partiler de birer dernek olarak kabul edildiğinden, bu madde siyasi partilerin kurulması, faaliyet göstermesi ve örgütlenmesi açısından temel bir güvence sağlar. Ancak, dernek kurma özgürlüğü de mutlak değildir ve AİHS'nin 11. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, ulusal güvenliğin korunması, kamu güvenliğinin sağlanması, kamu düzeninin sağlanması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amaçlarıyla sınırlandırılabilir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, siyasi partilerin hukuki statüsünü ve faaliyetlerini önemli ölçüde etkiler. İfade özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğü, siyasi partilerin görüşlerini serbestçe ifade edebilmelerini ve seçmenlerle iletişim kurabilmelerini güvence altına alır. Ancak, bu özgürlükler sınırsız değildir ve demokratik bir toplumda gerekli olan belirli sınırlamalara tabi tutulabilir. Siyasi partilerin faaliyetlerinin AİHS'ye uygunluğu, demokratik toplum ilkesi, orantılılık ilkesi ve hukukun üstünlüğü ilkeleri çerçevesinde değerlendirilir.