Batıcılık, temelde Batı Avrupa ve Kuzey Amerika'nın kültürel, siyasi, ekonomik ve sosyal değerlerini benimseme ve bu değerlere yönelme eğilimidir. Bu kavram, farklı coğrafyalarda ve tarihsel dönemlerde farklı anlamlar kazanmıştır. Batıcılık, bir yandan modernleşme ve ilerleme ideallerini temsil ederken, diğer yandan yerel kültürlerin ve değerlerin tehdidi olarak da algılanabilmektedir.
Batıcılığın kökenleri, Avrupa'da Rönesans ve Reform hareketleriyle birlikte şekillenmeye başlamıştır. Bu dönemde bilim, sanat ve felsefede yaşanan gelişmeler, Avrupa'nın dünyaya bakış açısını değiştirmiş ve bir "Batı medeniyeti" kimliğinin oluşmasına zemin hazırlamıştır. Aydınlanma Çağı ile birlikte akıl, bilim ve bireysel özgürlükler gibi değerler ön plana çıkmış ve bu değerler, Batı medeniyetinin temel taşları olarak kabul edilmiştir.
Batıcılık, her zaman olumlu karşılanmamış ve çeşitli eleştirilere maruz kalmıştır. Bu eleştiriler genellikle şunları içerir:
Batıcılık, farklı coğrafyalarda ve farklı siyasi görüşlere sahip insanlar tarafından farklı şekillerde yorumlanmıştır. Bazıları, Batıcılığı modernleşmenin ve ilerlemenin tek yolu olarak görürken, bazıları ise Batı değerlerini eleştirel bir yaklaşımla değerlendirerek, yerel değerlerle sentezlemeye çalışır.
Batıcılık, karmaşık ve çok boyutlu bir kavramdır. Modern dünyanın şekillenmesinde önemli bir rol oynamış olmakla birlikte, eleştirilerden de muaf değildir. Batıcılığı anlamak, farklı kültürler ve medeniyetler arasındaki etkileşimi anlamak için önemlidir.