Celil Oker'in kaleminden çıkan Cehennem Çiçeği, sadece bir polisiye roman değil, aynı zamanda İstanbul'un arka sokaklarına, suçun ve çaresizliğin hüküm sürdüğü karanlık bir dünyaya açılan bir kapıdır. Roman, özel dedektif Remzi Ünal'ın karmaşık bir cinayet soruşturmasının içine sürüklenmesini konu alır. Ancak bu soruşturma, Remzi'yi sadece katilin kimliğine değil, aynı zamanda kendi iç dünyasına ve İstanbul'un yozlaşmış yüzüne doğru bir yolculuğa çıkarır.
Remzi Ünal, Celil Oker'in yarattığı ikonik karakterlerden biridir. Alkolik, huysuz ama bir o kadar da zeki ve vicdanlı olan Remzi, İstanbul'un suç dolu sokaklarında adaleti sağlamaya çalışan bir anti-kahramandır. Cehennem Çiçeği'nde Remzi, bir yandan cinayetleri çözmeye çalışırken, bir yandan da kendi geçmişiyle ve içindeki şeytanlarla mücadele eder.
Cehennem Çiçeği'nde İstanbul, sadece bir mekan değil, aynı zamanda romanın önemli karakterlerinden biridir. Oker, İstanbul'un farklı katmanlarını, yoksulluğunu, zenginliğini, suçunu ve güzelliğini ustalıkla betimler. Roman, okuyucuyu İstanbul'un arka sokaklarına, lüks otellerine ve yalılarına götürerek şehrin farklı yüzlerini gösterir.
Cehennem Çiçeği'nin olay örgüsü, karmaşık bir cinayet soruşturması üzerine kuruludur. Remzi Ünal, zengin bir iş adamının cinayetini araştırırken, birbirinden farklı karakterlerle karşılaşır ve karanlık sırları açığa çıkarır. Soruşturma ilerledikçe, Remzi sadece katilin kimliğini değil, aynı zamanda cinayetin ardındaki derin nedenleri de öğrenir.
Cehennem Çiçeği, polisiye roman severlerin, İstanbul'u farklı bir perspektiften görmek isteyenlerin ve Celil Oker'in kalemini merak edenlerin mutlaka okuması gereken bir eserdir. Roman, sürükleyici olay örgüsü, derinlikli karakterleri ve İstanbul'un çarpıcı betimlemeleriyle okuyucuyu kendine bağlar.