Elektron ilgisi, bir atomun gaz halindeyken bir elektron alarak negatif bir iyon (anyon) oluşturması sırasındaki enerji değişimidir. Bu değişim, genellikle ekzotermik (ısı veren) bir süreçtir ve enerji açığa çıkar. Ancak bazı durumlarda endotermik (ısı alan) olabilir.
Elektron ilgisi, atomların elektron alma eğilimini ölçen önemli bir periyodik özelliktir. Değeri ne kadar negatif ise, atomun elektron alma isteği o kadar yüksektir. Bu özellik, kimyasal bağların oluşumu, bileşiklerin reaktivitesi ve çeşitli kimyasal reaksiyonların anlaşılması açısından büyük önem taşır.
Elektron ilgisi, atomun çekirdek yükü, atom yarıçapı ve elektron konfigürasyonu gibi çeşitli faktörlerden etkilenir.
Çekirdek yükü arttıkça, atomun elektronları çekme gücü artar ve elektron ilgisi daha negatif olur. Daha yüksek çekirdek yükü, eklenen elektronun daha güçlü bir şekilde çekilmesini sağlar.
Atom yarıçapı arttıkça, eklenen elektronun çekirdekten uzaklığı artar ve elektron ilgisi daha az negatif olur. Daha büyük atomlarda, çekirdek ile dış elektronlar arasındaki mesafe arttığı için çekim kuvveti azalır.
Elektron konfigürasyonu, atomun elektron ilgisini önemli ölçüde etkiler. Yarı dolu veya tam dolu orbitallere sahip atomlar, elektron almaya karşı daha az isteklidirler çünkü bu durum kararlılıklarını bozar. Örneğin, soy gazlar kararlı elektron konfigürasyonlarına sahip oldukları için elektron ilgileri düşüktür.
Elektron ilgisi, periyodik tabloda belirli eğilimler gösterir. Genellikle periyodik tabloda soldan sağa doğru gidildikçe artar (daha negatif olur) ve yukarıdan aşağıya doğru gidildikçe azalır (daha az negatif olur).
Elektron ilgisi, kimya ve malzeme biliminde birçok alanda kullanılır. Özellikle iyonik bileşiklerin oluşumu, redoks reaksiyonları ve yarı iletkenlerin özelliklerinin anlaşılmasında önemli bir rol oynar.