Aztek mitolojisinin en önemli tanrılarından biri olan Huitzilopochtli, güneşin, savaşın ve kurbanın tanrısıdır. İsmi "Güneyin Sol Kolu" veya "Tüy Hırkalı Solak" anlamına gelir. Güneşin her gün doğuşu ve batışı, Huitzilopochtli'nin karanlıkla olan sürekli mücadelesini simgeler. Bu mücadele, Aztekler için yaşamın ve dünyanın devamlılığı için hayati öneme sahipti.
Huitzilopochtli'nin doğuşu, Aztek mitolojisinin en etkileyici hikayelerinden biridir. Efsaneye göre, Coatlicue (Yılan Etekli), hamile kalmak istemeyen bir tanrıçaydı. Bir gün tapınağını temizlerken, üzerine düşen bir tüy yumağı onu hamile bıraktı. Bu durum, diğer çocukları olan Coyolxauhqui (Ay Tanrıçası) ve Centzon Huitznahua (Güneyin Dört Yüzü) tarafından büyük bir öfkeyle karşılandı. Coatlicue'yi öldürmeye karar verdiler.
Tam Coatlicue öldürülmek üzereyken, karnındaki Huitzilopochtli zırhlanmış bir şekilde doğdu. Elinde ateş yılanı (xiuhcoatl) vardı ve düşmanlarını kolayca yendi. Coyolxauhqui'nin başını gökyüzüne fırlattı ve Ay oldu. Centzon Huitznahua'yı ise dağıtarak yıldızlara dönüştürdü. Bu zafer, güneşin karanlığa karşı zaferini ve her gün yeniden doğuşunu simgeler.
Huitzilopochtli'ye adanan ritüeller ve bayramlar, Aztek takviminde önemli bir yer tutardı. Bu törenler, güneşin gücünü yenilemek, tanrıya şükran sunmak ve toplumun refahını sağlamak amacıyla düzenlenirdi.
Panquetzaliztli, Huitzilopochtli'nin en önemli bayramlarından biriydi. Bu bayram, Aztek takviminin sonuna doğru, kış gündönümüne yakın bir zamanda kutlanırdı. Güneşin zayıfladığı ve karanlığın hüküm sürdüğü bu dönemde, Huitzilopochtli'nin yeniden doğuşu ve gücünün yenilenmesi kutlanırdı.
Toxcatl, bir diğer önemli Aztek bayramıydı ve Tezcatlipoca'ya adanmış olsa da, Huitzilopochtli ile de bağlantılıydı. Bu bayramda, genç bir erkek seçilir ve bir yıl boyunca tanrı gibi davranılırdı. Bayramın sonunda, bu genç erkek kurban edilirdi. Bu, tanrının insan formunda temsil edilmesi ve ardından tanrıya geri dönmesi anlamına gelirdi.
Huitzilopochtli, Aztekler için sadece bir tanrı değil, aynı zamanda kimliklerinin ve dünya görüşlerinin bir sembolüydü. Güneşin sürekli mücadelesi, Azteklerin yaşam felsefesini yansıtıyordu. Onlar da sürekli olarak zorluklarla mücadele etmeli, savaşmalı ve fedakarlık yapmalıydılar. Huitzilopochtli'ye sunulan kurbanlar, bu fedakarlığın bir ifadesiydi ve toplumun devamlılığı için gerekli görülüyordu.