Hilye-i Şerif, İslam kültüründe Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v.) fiziksel ve ahlaki özelliklerini anlatan, genellikle hat sanatı ile yazılan ve tezyin edilen levhalardır. Kelime anlamı olarak "suret, şekil, görünüş" manasına gelir. Hilye-i Şerifler, sadece birer sanat eseri olmanın ötesinde, Peygamber sevgisini ve O'nun örnek ahlakını hatırlatan manevi değeri yüksek objelerdir.
Hilye-i Şerif geleneği, 17. yüzyılda Osmanlı hattat Hafız Osman Efendi ile başlamıştır. Hafız Osman, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) vasıflarını anlatan hadisleri ve rivayetleri bir araya getirerek, estetik bir kompozisyon içinde sunmuştur. Bu kompozisyon, zamanla diğer hattatlar tarafından da benimsenerek, Hilye-i Şerif'in klasikleşmiş formunu oluşturmuştur.
Hilye-i Şeriflerde genellikle Sülüs, Nesih, Talik ve Celi gibi hat çeşitleri kullanılır. Her bir hat çeşidi, farklı bölümlerde farklı anlamlar katmak amacıyla tercih edilir. Örneğin, Sülüs hattı genellikle baş makam ve göbek kısmında, Nesih hattı ise etek kısmında kullanılır.
Hilye-i Şerifler, İslam dünyasında büyük bir öneme sahiptir. Evlerde, iş yerlerinde ve camilerde asılarak, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) hatırasını canlı tutmak ve O'nun örnek ahlakını hatırlamak amaçlanır. Aynı zamanda, Hilye-i Şerifler, hat sanatının en güzel örneklerinden biri olarak kabul edilir ve koleksiyoncular tarafından da büyük ilgi görür.
Hilye-i Şerifler, sadece dini birer obje olmanın ötesinde, yüksek sanatsal değere sahip eserlerdir. Hattatların büyük bir titizlikle hazırladığı bu levhalar, kullanılan hat çeşidi, tezyinatı ve kompozisyonu ile bir bütün olarak estetik bir şaheser oluşturur. Hilye-i Şerifler, Türk hat sanatının en özel ve nadide formlarından biridir.