İngilizce'de gelecekten bahsetmek için birden fazla yol var, ancak en yaygın kullanılanlardan ikisi "will" ve "going to". İkisi de gelecekte olacak olayları ifade etse de, kullanımları arasında ince ama önemli farklar bulunur. Bu farkları anlamak, İngilizce konuşurken daha doğal ve doğru olmanızı sağlar.
"Will" genellikle ani kararlar, tahminler, sözler ve teklifler için kullanılır. İşte bazı örnekler:
"Will" aynı zamanda gelecekle ilgili genel gerçekleri ifade etmek için de kullanılır:
"Going to" ise daha çok önceden planlanmış veya niyetlenilmiş eylemler için kullanılır. Ayrıca, şu anda elimizde olan kanıtlara dayanarak yaptığımız tahminler için de "going to" tercih ederiz.
En temel fark, "will" daha çok anlık kararlar ve genel tahminler için kullanılırken, "going to" önceden planlanmış eylemler ve kanıta dayalı tahminler için kullanılır.
Eğer bir şeyi önceden planladıysanız veya niyetiniz varsa, "going to" kullanmak daha doğru olacaktır:
Doğru: "I am going to study abroad next year." (Gelecek yıl yurt dışında okuyacağım.) (Önceden planlanmış.)
Yanlış: "I will study abroad next year."
Tahminlerde bulunurken, eğer tahmininizi destekleyen bir kanıt varsa, "going to" kullanın. Aksi takdirde "will" daha uygun olacaktır.
Kanıt Var: "The traffic is terrible. We are going to be late." (Trafik berbat. Geç kalacağız.) (Trafiğe bakarak tahmin yapılıyor.)
Kanıt Yok: "I think they will win the game." (Bence maçı kazanacaklar.) (Sadece bir düşünce.)
İşte "will" ve "going to" arasındaki farkları özetleyen bir tablo:
Umarım bu açıklama, "will" ve "going to" arasındaki farkı anlamanıza yardımcı olmuştur. Pratik yaparak ve bol bol örnek görerek bu konuyu daha da pekiştirebilirsiniz. Başarılar!