Topraklarımızın binlerce yıllık kültür birikiminden süzülüp gelen atasözlerimiz, kısa ve öz ifadelerle derin hayat dersleri verir. "İşleyen demir ışıldar" da bu kadim öğretilerden biridir ve günümüzde bile tazeliğini koruyan, evrensel bir gerçeği anlatır.
Atasözünü en basit haliyle ele alalım. Kullanılmayan, paslanmaya yüz tutmuş bir demir, donuk ve mat görünür. Oysa sürekli kullanılan, iş gören bir demir, sürtünme ve temastan dolayı parlaklık kazanır, "ışıldar". Bu mecaz, insan hayatına uyarlanmıştır.
Bu söz, hem somut hem de soyut anlamları bir arada barındırır:
Bu atasözü, bize tembellik ve ataletin tehlikelerini, çalışmanın ve sürekli gelişimin erdemlerini hatırlatır. İster bir öğrenci, ister bir sanatçı, isterse bir iş insanı olalım, bu söz hepimiz için geçerlidir.
"İşleyen demir ışıldar" sözünün zıttı, "Bozulan tencere pas tutar" veya "Yatan aslandan, gezen tilki yeğdir" gibi sözlerle ifade edilebilir. Bunlar, hareketsizliğin ve tembelliğin getireceği gerilemeyi anlatır. Benzer anlamdaki diğer önemli atasözleri ise şunlardır:
"İşleyen demir ışıldar" atasözü, bize durağanlığın değil, hareketin ve emeğin hayat verdiğini hatırlatan güçlü bir motivasyon kaynağıdır. Bu sadece maddi başarı için değil, zihinsel ve ruhsal sağlığımız için de geçerlidir. Kendimizi sürekli geliştirmek, yeni şeyler öğrenmek ve üretken kalmak, hayatımızın her alanında "ışıldamamızı" sağlayacak en temel anahtardır.