Kira sözleşmeleri, ev sahipleri ve kiracılar arasındaki temel hukuki ilişkileri düzenler. Ancak bazen, sözleşme şartları bir tarafın aleyhine olacak şekilde dengesiz olabilir. Türk Borçlar Kanunu, bu tür durumları engellemek ve taraflar arasındaki adaleti sağlamak amacıyla çeşitli hükümler içerir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 28. maddesi, aşırı yararlanma (gabin) durumunu düzenler. Bu maddeye göre, bir sözleşmede taraflardan birinin diğerinin zor durumda kalmasından, düşüncesizlik veya deneyimsizliğinden yararlanarak edimler arasında açık bir oransızlık yaratması durumunda, zarar gören taraf sözleşmeyi iptal edebilir.
Sözleşme serbestisi ilkesi, tarafların sözleşme şartlarını serbestçe belirleyebilmesini sağlar. Ancak bu serbesti, dürüstlük kuralı ve kanunun emredici hükümleri ile sınırlıdır. Aşırı yüksek kira bedelleri veya diğer adaletsiz şartlar, sözleşme serbestisinin kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir.
Kira bedelinin fahiş (aşırı) olduğu durumlarda, kiracı kira bedelinin tespiti davası açabilir. Bu dava ile mahkeme, rayiç bedellere uygun bir kira miktarı belirler.
Sözleşmedeki dengesiz şartların değiştirilmesi veya iptali için dava açılabilir. Özellikle, kira artış oranlarının yasal sınırların üzerinde belirlenmesi durumunda bu yola başvurulabilir.