Kira sözleşmesi devri, kiracının, kira sözleşmesinden doğan hak ve yükümlülüklerini bir başkasına devretmesidir. Bu işlem genellikle, kiracının taşınmazı kullanmaya devam etmek istememesi veya sözleşme süresi dolmadan taşınmak zorunda kalması durumunda gerçekleşir.
Türk Borçlar Kanunu'nda kira sözleşmesinin devrine ilişkin açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak, genel hükümler çerçevesinde ve Yargıtay kararları doğrultusunda, kira sözleşmesinin devri mümkündür. Kira sözleşmesi devri ücreti ise, devreden kiracı ile yeni kiracı arasında serbestçe belirlenebilir. Ancak, bu ücretin fahiş olmaması ve dürüstlük kurallarına aykırı olmaması önemlidir.
Kira sözleşmesinin devri için genellikle ev sahibinin onayı gereklidir. Ev sahibi, devralan kiracının mali durumu, güvenilirliği gibi faktörleri değerlendirerek devire onay verebilir veya vermeyebilir. Ancak, haklı bir sebep olmaksızın onayın reddedilmesi durumunda, kiracı mahkemeye başvurarak devrin geçerli sayılmasını talep edebilir.
Kira sözleşmesi devri karşılığında elde edilen gelir, devreden kiracı için gelir vergisine tabi olabilir. Özellikle, devir ücreti, kiracının kira sözleşmesinden doğan haklarını devretmesi karşılığında elde ettiği bir kazanç olarak değerlendirilebilir.
Kira sözleşmesi devri işlemi, KDV Kanunu kapsamında değerlendirildiğinde, genellikle KDV'ye tabi değildir. Ancak, devir işleminin niteliği ve tarafların durumu dikkate alınarak, vergi dairesinden özel bir görüş alınması faydalı olabilir.
Kira sözleşmesi devrine ilişkin düzenlenen devir sözleşmesi, damga vergisine tabi olabilir. Damga vergisi, sözleşmede yer alan bedel üzerinden belirli bir oranda hesaplanır ve ödenir.