Klasik tiyatro, özellikle 17. yüzyıl Fransız tiyatrosunda büyük önem taşıyan ve oyunun yapısını derinden etkileyen bir dizi kurala sahipti. Bu kuralların en bilineni ve en önemlisi ise "üç birlik kuralı"dır. Bu kural, oyunun zaman, mekan ve olay örgüsü bakımından belirli sınırlar içinde kalmasını öngörür.
Zaman birliği, oyunun konusunun 24 saat içinde geçmesini şart koşar. Amaç, seyircinin oyunun gerçekliğine inanmasını kolaylaştırmak ve olayların akışını daha inandırıcı kılmaktır. Uzun zaman dilimlerine yayılan olaylar, klasik tiyatro anlayışına göre sahne üzerinde canlandırılamazdı.
Mekan birliği, oyunun tek bir mekanda geçmesini veya mekan değişimlerinin en aza indirilmesini ifade eder. Genellikle bu mekan, bir şehirdeki önemli bir meydan, bir sarayın önü veya bir evin içidir. Mekanın sürekli değişmesi, seyircinin dikkatinin dağılmasına ve oyunun bütünlüğünün bozulmasına neden olacağı düşünülürdü.
Konu birliği, oyunun tek bir ana olay etrafında dönmesini ve karmaşık olay örgülerinden kaçınılmasını gerektirir. Oyunda, ana olayı destekleyen yan olaylar bulunabilir; ancak bu yan olaylar, ana olayla doğrudan ilişkili olmalı ve dikkati dağıtmamalıdır. Amaç, seyircinin tek bir olay örgüsüne odaklanmasını sağlamak ve oyunun etkisini artırmaktır.
Üç birlik kuralı, klasik tiyatronun estetik anlayışını ve dramatik yapısını şekillendiren temel unsurlardan biridir. Bu kural, oyunun düzenini, netliğini ve inandırıcılığını artırmayı hedefler. Ancak, zamanla bu kuralın oyun yazarlarının yaratıcılığını kısıtladığı yönünde eleştiriler de yapılmıştır. Özellikle romantizm akımıyla birlikte, üç birlik kuralına karşı çıkılmış ve daha serbest bir tiyatro anlayışı benimsenmiştir.
Üç birlik kuralı, klasik tiyatronun temel taşlarından biri olmasının yanı sıra, tiyatro tarihinin ve dramatik yapının anlaşılması açısından da büyük önem taşır. Günümüzde bu kural, katı bir şekilde uygulanmasa da, tiyatro eserlerinin analizinde ve değerlendirilmesinde hala dikkate alınmaktadır.