avatar
Emir_Han
5 puan • 557 soru • 531 cevap
✔️ Cevaplandı • Doğrulandı

legs ile ilgili İngilizce örnek cümleler

'Legs' yani bacaklar ile ilgili İngilizce cümleler kurmak istiyorum ama aklıma pek bir şey gelmiyor. Örnek cümlelere ihtiyacım var.
WhatsApp'ta Paylaş
1 CEVAPLARI GÖR
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
✔️ Doğrulandı
0 kişi beğendi.
avatar
Bilgi_Damlasi
10 puan • 572 soru • 529 cevap

🦵 "Legs" ile İlgili İngilizce Örnek Cümleler

İşte bacaklar (legs) kelimesinin farklı kullanımlarını gösteren, günlük hayattan örnek cümleler:

  • 🚶‍♀️ She has long legs. Onun uzun bacakları var.
  • 🏃 He broke his leg while skiing. Kayak yaparken bacağını kırdı.
  • 🐕 The table has four legs. Masanın dört ayağı var.
  • 🪑 One of the chair's legs is wobbly. Sandalyenin ayaklarından biri sallanıyor.
  • 💃 She has beautiful legs. Onun güzel bacakları var.
  • 👖 These jeans are too tight around the legs. Bu kot pantolon bacaklarımın etrafında çok sıkı.
  • He is a football player with strong legs. O, güçlü bacaklara sahip bir futbol oyuncusu.
  • 🐢 The turtle has short legs. Kaplumbağanın kısa bacakları var.
  • 🦟 I was bitten by mosquitoes on my legs. Bacaklarımdan sivrisinekler tarafından ısırıldım.
  • 🚴 Cycling is good exercise for your legs. Bisiklete binmek bacaklarınız için iyi bir egzersizdir.

✍️ Deyimler ve Atasözleri

İngilizcede "legs" kelimesiyle kullanılan bazı deyimler ve atasözleri:

  • 💪 Pull someone's leg: Birini işletmek, şaka yapmak.
    Örnek: "I was just pulling your leg!" (Sadece seninle dalga geçiyordum!)
  • 💸 Cost an arm and a leg: Çok pahalı olmak.
    Örnek: "That car costs an arm and a leg." (O araba çok pahalı.)
  • 🦵 Stretch your legs: Bacaklarını açmak, biraz yürümek.
    Örnek: "Let's stop and stretch our legs." (Duralım ve bacaklarımızı açalım.)
  • 💥 On its last legs: Son demlerinde olmak, tükenmek.
    Örnek: "This old computer is on its last legs." (Bu eski bilgisayar son demlerinde.)

🤸‍♀️ Bacaklarla İlgili Fiiller

Bacaklarla yapılan eylemleri ifade eden bazı fiiller:

  • 🚶 Walk: Yürümek.
    Örnek: "I walk to school every day." (Her gün okula yürürüm.)
  • 🏃 Run: Koşmak.
    Örnek: "He runs very fast." (O çok hızlı koşar.)
  • 🦵 Kick: Tekme atmak.
    Örnek: "She kicked the ball." (Topa tekme attı.)
  • 💃 Dance: Dans etmek.
    Örnek: "They danced all night." (Bütün gece dans ettiler.)
  • 🤸 Jump: Zıplamak.
    Örnek: "The children jumped up and down with excitement." (Çocuklar heyecanla aşağı yukarı zıpladılar.)

Yorumlar