🦵 "Legs" ile İlgili İngilizce Örnek Cümleler
İşte bacaklar (legs) kelimesinin farklı kullanımlarını gösteren, günlük hayattan örnek cümleler:
- 🚶♀️ She has long legs. Onun uzun bacakları var.
- 🏃 He broke his leg while skiing. Kayak yaparken bacağını kırdı.
- 🐕 The table has four legs. Masanın dört ayağı var.
- 🪑 One of the chair's legs is wobbly. Sandalyenin ayaklarından biri sallanıyor.
- 💃 She has beautiful legs. Onun güzel bacakları var.
- 👖 These jeans are too tight around the legs. Bu kot pantolon bacaklarımın etrafında çok sıkı.
- ⚽ He is a football player with strong legs. O, güçlü bacaklara sahip bir futbol oyuncusu.
- 🐢 The turtle has short legs. Kaplumbağanın kısa bacakları var.
- 🦟 I was bitten by mosquitoes on my legs. Bacaklarımdan sivrisinekler tarafından ısırıldım.
- 🚴 Cycling is good exercise for your legs. Bisiklete binmek bacaklarınız için iyi bir egzersizdir.
✍️ Deyimler ve Atasözleri
İngilizcede "legs" kelimesiyle kullanılan bazı deyimler ve atasözleri:
- 💪 Pull someone's leg: Birini işletmek, şaka yapmak.
Örnek: "I was just pulling your leg!" (Sadece seninle dalga geçiyordum!)
- 💸 Cost an arm and a leg: Çok pahalı olmak.
Örnek: "That car costs an arm and a leg." (O araba çok pahalı.)
- 🦵 Stretch your legs: Bacaklarını açmak, biraz yürümek.
Örnek: "Let's stop and stretch our legs." (Duralım ve bacaklarımızı açalım.)
- 💥 On its last legs: Son demlerinde olmak, tükenmek.
Örnek: "This old computer is on its last legs." (Bu eski bilgisayar son demlerinde.)
🤸♀️ Bacaklarla İlgili Fiiller
Bacaklarla yapılan eylemleri ifade eden bazı fiiller:
- 🚶 Walk: Yürümek.
Örnek: "I walk to school every day." (Her gün okula yürürüm.)
- 🏃 Run: Koşmak.
Örnek: "He runs very fast." (O çok hızlı koşar.)
- 🦵 Kick: Tekme atmak.
Örnek: "She kicked the ball." (Topa tekme attı.)
- 💃 Dance: Dans etmek.
Örnek: "They danced all night." (Bütün gece dans ettiler.)
- 🤸 Jump: Zıplamak.
Örnek: "The children jumped up and down with excitement." (Çocuklar heyecanla aşağı yukarı zıpladılar.)