Madam Bovary, Charles Bovary'nin genç bir doktor olarak taşraya gelişiyle başlar. Charles, ilk eşinin ölümü üzerine Emma Rouault ile evlenir. Emma, manastırda aldığı eğitim ve okuduğu romantik romanların etkisiyle hayattan büyük beklentiler içindedir. Ancak Charles ile evliliği, Emma'nın beklediği gibi tutkulu ve heyecanlı bir aşk hikayesi değildir. Taşra hayatının sıkıcılığı ve Charles'ın sıradanlığı Emma'yı mutsuz eder.
Emma, Yonville kasabasına taşındıktan sonra Rodolphe Boulanger ile tanışır ve ona aşık olur. Rodolphe, Emma'yı baştan çıkarır ve ona büyük aşk vaatlerinde bulunur. Ancak Rodolphe, Emma'yı terk eder ve bu durum Emma'yı derinden sarsar.
Emma, daha sonra Léon Dupuis ile tanışır ve aralarında bir ilişki başlar. Léon, Emma gibi romantik hayallere sahip bir gençtir. Ancak Léon da Emma'nın beklentilerini karşılayamaz ve Emma, mutsuzluğunu gidermek için lüks harcamalar yapmaya başlar. Bu harcamalar, Emma'yı borç batağına sürükler.
Emma, borçlarını ödeyemeyince Monsieur Lheureux tarafından sıkıştırılır. Çaresizlik içinde kalan Emma, Rodolphe'den yardım ister, ancak Rodolphe ona yardım etmeyi reddeder. Emma, sonunda arsenik içerek intihar eder.
Madam Bovary, edebiyat tarihinin en önemli romanlarından biridir. Gustave Flaubert'in gerçekçi anlatımı, karakterlerin derinliği ve toplumsal eleştirisi, romanı günümüzde de okunmaya değer kılmaktadır. Emma Bovary karakteri, hayallerinin peşinde koşan ve mutsuzluğa sürüklenen bir kadının evrensel sembolü haline gelmiştir.